Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/29 E. 2023/1550 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/29
KARAR NO : 2023/1550
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2240 E., 2022/1694 K.
vekili Avukat …
ASIL DAVADA DAHİLİ DAVALI: …Cam Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 16.05.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/223 E., 2021/395 K.

Taraflar arasındaki tespit-kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabülüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Asıl Davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının …Cam Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde 31.01.2013 tarihinden beri cam ustası ve pazarlamacı olarak çalıştığını, davalı kurum tarafından, müvekkilinin …Cam Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerindeki 2014 yılı ocak ayından 2016 yılı ocak ayına kadar olan çalışmalarının iptal edildiğini, bu iptal işleminin düzeltilmesi için yapılan başvuruya Kurumun her hangi bir cevap vermediğini belirterek, 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arası çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespitine, yargılama giderlerinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetele; 25.10.2016 tarihinde emeklilik tahsisi için davalı Kuruma başvurduğunu, ancak Kurumun 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi şartlarını taşımadığı gerekçesi ile emeklilik tahsis talebini reddettiğini, 10.05.1964 doğumlu olan müvekkilinin emeklilik için yeterli gün sayısını doldurmuş olmasına rağmen emeklilik talebinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 15.01.1981 tarihi olduğunu, ayrıca askerlik süresi ve işçi olarak çalıştığı süre toplamının en az 5211 gün olduğunu, 20.05.2015 tahsis talep tarihinde 5211 gün çalışmış olarak görülmediğini, bunun sebebinin Kurumun, müvekkilinin 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arası çalışmalarını fiili ve gerçek kabul etmeyerek iptal etmesi olduğunu belirterek, bu sebeple müvekkilinin yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, yaşlılık aylığı bağlanmasına, yaşlılık aylığı bağlanması için 25.10.2016 başvuru tarihinden itibaren biriken aylığının ödenmesi gereken her ay için işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı …’ın şirketlerinde çalışmakta olduğunu, işbu çalışmasının SGK’nın haksız işlemi ile iptal edildiğini, davacının SGK’ya kendilerince bildirilen tüm çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunu beyan etmiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle müvekkili kuruma müracaat etmeksizin bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle esasa girilmeden usul yönünden davanın reddine karar verilmesini, öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini, müvekkili kurumun davacıyla ilgili tüm işlemlerinin yerinde olduğunu, davacının davasının yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dinlenen bodro tanıklarınının davacının …şirketindeki çalışmasının fiili ve gerçek olduğunu ifade etmeleri, her ne kadar SGK Müfettiş raporunda “…” adresindeki işyeri adresinde 3 yıldan fazla süredir faaliyet olmadığı, boş olduğu beyan edilmiş ise de dosya kapsamından … Mahallesindeki iş yerinin depo olarak kullanıldığı, iş yerinin asıl faaliyet gösterilen atölye adresinin “…” adresi olduğu, … Mevki diye adlandırılan adresinde … Mh.’deki işyeri adresi olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı tüm bu sebeplerle; davacının davalı kurumca iptal edilen çalışmalarının fiili ve gerçek çalışmalar olduğu vicdani kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle;
Asıl davanın kısmen kabulü ile
Davacının 15.01.2014 – 31.12.2015 tarihleri arası dahili davalı … işyeri sicil nolu …Cam San. ve Tic. Ltd. Şti unvanlı işyerinde asgari ücretle hizmet akdiyle çalıştığı ve çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, fazlaya dair talebin reddine,
Birleşen davanın kabulü ile,
Davacının 25.10.2016 tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacının 01.11.2016 tarihinden itibaren birikmiş yaşlılık aylıklarının her ay için işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Müvekkilinin 01.01.2014 – 31.12.2015 tarihleri arası dahili davalı … işyeri sicil nolu …Cam San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde asgari ücretle hizmet akdiyle çalıştığı ve çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti yönünde talepte bulunduğu, Adana 2. İş Mahkemesinin 2016/179 Esas, 2018/52 Karar sayılı ilamı ile müvekkilin talepleri kabul edilip 01.01.2014 – 31.12.2015 tarihleri arası müvekkilin dahili davalı kurumda çalışmasının fiili ve gerçek olduğunun tespitine karar verildiği, aynı mahkeme bu yönde karar verirken istinaf sonucu bozulan dosyada daha sonra yargılama yapıldığında ise Adana 2. İş Mahkemesinin 2019/223 Esas 2021/395 Karar ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verip, müvekkilin 15.01.2014 – 31.12.2015 tarihleri arası dahili davalı … iş yeri sicil nolu …Cam San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde asgari ücretle hizmet akdiyle çalıştığı ve çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti yönünde karar verdiği, müvekkilin 01.01.2014 – 31.12.2015 tarihleri arasında dahili davalı kurumda çalıştığını gösteren deliller mevcutken 2016/179 Esas, 2018/52 Karar sayılı ilamı mevcutken müvekkil hakkında 15.01.2014 – 31.12.2015 tarihlerine hükmedilip asıl dava yönünden kısmen karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü sonucunda müvekkil aleyhine hükmedilen vekalet ücreti hususunda ise, müvekkil aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiği, Adana 2. İş Mahkemesinin 2017/211 Esas sayılı birleşen dava dosyası yönünden davanın kabulüne karar verildiği, müvekkil, 01.11.2016 tarihinden itibaren emeklilik aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile 01.01.2016 tarihinden itibaren birikmiş emeklilik aylıklarının her ay için işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep ettiği, fakat verilen kararda yazım hatası yapıldığı, tarihlerde ve taleplerde herhangi bir sorun olmadığı, fakat emeklilik aylığı yazılacağına yaşlılık aylığı ibaresi yazılarak yazım hatası yapıldığı, müvekkil yaşılık aylığı bağlanmasını talep etmediği, emeklilik aylığı bağlanmasını talep ettiği, yaşlılık aylığı alabilmek için 65 yaş üstü ve belli şartlar sonucu aylık bağlandığı, fakat müvekkil 65 yaş altı ve hizmet akdiyle fiili ve gerçek çalışması sonucunda emeklilik aylığı bağlanmasını talep ettiği, ayrıca yaşlılık aylığı maaşı ile emeklilik aylığı maaşı arasında miktar olarak çok fazla miktar söz konusu olduğu, yapılan yazım hatasının müvekkil açısından mağduriyet yaşatmaması için yapılan yazım hatasının düzeltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bu yönleriyle ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Yerel mahkeme kararıın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkil kuruma müracaat etmeksizin bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle esasa girilmeden usul yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil kurumun yaptığı işlemlerin tamamı hukuka uygun olarak yapıldığı, davacının açmış olduğu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca davacının soyut ve hukuki değer taşımayan iddialar dışında karinenin aksinin kabulünü gerektirecek nitelikte bir delil sunamadığı, zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçmiş olmasına rağmen yerel mahkeme bunu dikkate almadığını, eksik araştırmayla karar verildiğini,yerel mahkeme reddine yerine aksi yöndeki kararı usul ve yasaya aykırı olduğu, aleyhlerine verilen vekalet ücretine de itiraz ettiklerini, yerel mahkeme, beyanlarını dikkate almadan karar vermiş olup eksik incelemenin söz konusu olduğunu, mahkemece yeterince tanık dinlenilmeden karar verildiğini belirterek bu nedenlerle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arası … Cam San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde geçen ve davalı Kurumca iptal edilen çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti,
Birleşen dava davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması, yaşlılık aylığı bağlanması için 25.10.2016 başvuru tarihinden itibaren biriken aylığının ödenmesi gereken her ay için işletilecek faizi ile birlikte ödenmesi talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi ile 59 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.