Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2905 E. 2023/4028 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2905
KARAR NO : 2023/4028
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2529 E., 2022/1896 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/184 E., 2021/270 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; aksine Kurum işleminin iptali ile murisleri …’ın müfettiş raporu ile oda kaydında sahtelik olduğu gerekçesi ile iptal edilen 22.03.1985 – 20.03.1990, 01.01.1998 – 05.10.2000 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamındaki bağkur sigortalılık sürelerinin 5510 sayılı Kanun’un Geçeci 54 üncü maddesi kapsamında 31.12.2013 tarihinden önce primlerini ödemesi gerekçesi ile geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacılar murisinin oda kaydında isminin silinti ile başka ismin üzerine yazılı olduğunun, oda kaydına dayanak hiçbir belge ve kayıt bulunmadığının tespiti üzerine iptal edildiğini, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanundan …’ın yararlanmasının tespitine, buna ilişkin aksine kurum işleminin iptaline, 22.03.1985- 20.03.1990 ve 01.01.1998 – 05.10.2000 yılları arasında …’ın bağkur sigortalılığının geçerli sayılmasına, davacılar Serap Öztaban, Sema Özdemir, Selma Yüksel, …, … ve muris eşi davacı … adına çıkarılan murise yersiz ödenen yaşlılık aylıkları ve sağlık giderlerine ilişkin borcun iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumca sahteliği iddia edilen oda kaydına ilişkin yerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre üye kaydına ilişkin her hangi bir yönetim kurulu kararının bulunmadığının, üye kayıt defterinde davacılar murisinin isminin bulunduğu yerin daksil ile silinmiş olup üzerine davacılar murisinin isminin yazılmış olduğunun, üye kayıt defterinin noter tasdikli olduğunun, isim kısmının olduğu yer dışında kimlik bilgilerinde herhangi bir oynama olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, oda kaydında davacılar murisinin mesleğinin nakliyecilik olarak belirtilmesine rağmen ilgili tarihlerde üzerine kayıtlı bir araç bulunmadığı ve ilgili kaydın oluşturulduğu tarihte murisin eşi davacı … …’ın oda başkanı olduğu, dinlenen tanıkların davacılar murisi … …’ın 1990-1995 yılları arasında minübüs şoförü olan eşine muavin olarak yardım ettiği yine şoförlük yaptığının da bilindiği yönünde ki beyanlarının söz konusu tarihlerde kendi nam ve hesabına her hangi bir çalışmasının bulunduğu hususunda ispata elverişli olmadığı bu halde oda kayıt tarihinde eşi oda başkanı olan, oda kaydında isminin bulunduğu alan daksil ile düzeltilmiş olan, oda kayıt tarihinde ehliyeti ve üzerine kayıtlı aracının bulunmayan ve ilk vergi kaydı 21/03/1990 olan davacılar murisinin ayrıca söz konusu tarihlerde kendi nam ve hesabına her hangi bir çalışmasının bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde oda kaydının sahteliğinin sabit olduğunun anlaşılması ve 6552 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 54 üncü madde hükmüne ilişkin yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün olmaması karşısında kurumca davacıların 6552 sayılı yasal düzenlemeden faydalanma istemlerinin reddine ilişkin kurum işleminde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davalı SGK vekilinin istinaf itirazlarının kabul edilmesi ve 6100 sayılı H.M.K‘nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih, esas ve karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ihtilaf konusu Bağ-Kur sigortalılık süresine ait prim borcunun 31.12.2013 tarihinden önce ödendiğini belirterek 6552 sayılı Kanunla 11.09.2014 tarihinde yürülüğe giren Geçeci 54 üncü madde kapsamında iptal edilen bağkur sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti gerektiği halde reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında esnaf bağkur sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.1479 sayılı Kanun 24, 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.