Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/302 E. 2023/491 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/302
KARAR NO : 2023/491
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/132 E., 2022/335 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.04.2009
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 31.03.1986 – 04.11.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun ve 01.05.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 16.09.1985 tarihinde … Bağ-Kur İl Müdürlüğü kayıtlarına davacı tarafından intikal edilerek giren giriş bildirgesi ile 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesi gereğince 16.04.1985 tarihli vergi kaydına istinaden aynı tarih itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığını, fırın işletmeciliğinden dolayı 16.04.1985 tarihinde başlayan gelir vergisi kaydının 31.03.1986 tarihine kadar devam ettiğini, davacı asilin … Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğundaki kaydının 24.12.1985-04.11.2004 tarihleri arasında devam ettiğinden … Bağ-Kur İl Müdürlüğünce davacı asilin Bağ-Kur kaydının 04.11.2004 tarihine kadar devam ettiğini, 18.04.1988 tarihinde … Bağ-Kur il Müdürlüğü kayıtlarına davacı tarafından intikal edilerek giren giriş bildirgesi ile 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesi gereğince, 24.03.1988 tarihli vergi kaydına istinaden aynı tarih itibariyle yeniden Bağ-Kur’a tescili yapılmış olduğunu, Davacı asilin … İli Çayeli İlçesinde 24.03.1988 tarihinde başlayan vergi kaydının 30.04.1990 tarihinde sona erdiğini, … Sicil Memurluğundaki kaydının ise 11.11.1992 tarihine kadar devam ettiğini, davacı asilin 23.02.2007 tarihinde başlayan gelir vergisi kaydına istinaden yeniden 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığının başlatıldığını, bu sigortalılığının halen devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2017/266 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği belirtilerek dosya kapsamına göre, davacının isteğe bağlı sigortalılık anlamında, 1991 yılında yaptığı ödemelerin Temmuz ve Ağustos 1991 dönemlerini karşıladığı, yine 2001 yılında yapılan ödemelerin Ocak ve Şubat 2002 dönemini karşıladığı belirgin olduğundan, işbu dönemlerde davacının isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, davacının Aralık 2001 döneminde yatırdığı primlerin karşılığı belirtilmiş ise de, bu tarihten sonra yatırmış olduğu Ocak 2002 ile ihtilaflı dönem sonu olan 04.11.2004 tarihleri arasındaki primlerin de gözetilmesi gerektiğinden, bu primlerin yatırıldığı tarihlerden ileriye yönelik ne kadarlık isteğe bağlı sigortalılık süresini karşıladığı davalı kurumdan sorulup sonucuna göre isteğe bağlı sigortalılık süresi hakkında hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak Aralık 2001 dönemi-04.11.2004 tarihleri arasındaki davacı asilin ödediği primlerin isteğe bağlı sigortalılık değerlendirilmesi sonucunda 01.12.2001 tarihinden 04.11.2004 tarihine kadar primlerin 1053 gün olarak karşıladığı, yine 2004 yılından sonra yatırılan prim ödemelerinin 31.12.2004 tarihine kadar isteğe bağlı sigorta prim tutarlarını karşıladığı, davacı tarafın talebinin, vergi kaydı bulunmadığı gerekçesi ile iptal edilmiş olan 31.03.1986-24.03.1988 ve 30.04.1990-04.11.2004 arası dönemlerin ilişkin bu süreler bakımından, 31.03.1986-04.11.2004 tarihleri arasındaki zorunlu veya isteğe bağlı bağkur sürelerine sayılması olduğu, talebe bağlılık ilkesi ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/12099 Esas 2022/282 Karar sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde davacının Temmuz 1991 dönemi, Ağustos 1991 dönemi ve 01.12.2001-04.11.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi gereğince isteğe bağlı Bağkur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerektiğinden anılan isteğe bağlı sigortalılık talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, ancak davacı tarafın zorunlu Bağ-Kur talebinin ise Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2017/266 E., 2021/330K. sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bozma ilamı ile, “Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.” gerekçesi temyiz talebinin bu yönden reddine karar verildiği, yine davacı tarafın emeklilik talebinin ise Temmuz 1991 ve Ağustos 1991 dönemleri için 2 ay, 01.12.2001-31.12.2004 tarihleri arası için 3 yıl 1 ay 1 gün olmak üzere davacı asilin toplamda 3 yıl 3 ay 1 gün isteğe bağlı sigortalı, 600 gün askerlik borçlanması, 01.01.2005-22.02.2007 tarihleri arasında 2 yıl 1 ay 21 gün Tarım Bağ-Kur, iptal sonrası 16.09.1985-31.03.1986, 24.03.1988-30.04.1990 ve 23.02.2007-30.04.2009 tarihleri arasında kalan 4 yıl 9 ay 28 gün zorunlu sigortalılığı bulunduğu, davacı asilin 15.09.1959 doğumlu olduğu, tahsis talep tarihi olan 10.04.2009 tarihi itibariyle 49 yaşında olduğu, davacı asilin ilk sigortalılık giriş tarihinin 16.09.1985 olduğu dikkate alındığında 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5300 prim gün sayısı arandığı, ancak davacı asilin ise 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur 1.113 gün, 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur 771 gün, askerlik borçlanması 600 gün ve zorunlu Bağkur 1.738 gün olmak üzere toplam 4222 gün sigortalılık hizmet süresi olduğundan davacı tarafın 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması talebi yönünden davanın açılış tarihi itibariyle şartları sağlamaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, Yargıtay bozma kararında bozmaya konu olmayan hususların değerlendirilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, Mahkemece tespiti yapılan günler de dahil edildiğinde 5400 prim günü şartını sağlayıp sağlamadığı hususunda değerlendirme yapılmadığını, emeklilik durumunun incelenmediğini, davanın kabulü gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı kurum vekili, kararla kabul edilen tarihlerin isteğe bağlı sigortalı olarak kabulünün mümkün olmadığını, 1479 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalı olabilmek için talepte bulunma şartının gerektiğini, davacının isteğe bağlı sigortalı olmak için talebi olmadığını, zorunlu sigortalı sayılmadığı dönemlere ilişkin olarak Kurumca prim tahsili için idari ve icrai takibat yapılmadığını, dava konusu dönemde düzenli prim ödemesinde bulunmadığını, kendiliğinden yapılan ödemelerin geriye doğru isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 31.03.1986 – 04.11.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun ve 01.05.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

179,90-Onama
80,70-Peşin
99,20- Kalan