Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3034 E. 2023/3796 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3034
KARAR NO : 2023/3796
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI :

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının eşi olan muris …’ın 01.01.1997 tarihinden vefat ettiği 07.08.2014 tarihine kadar davalılar yanında işçi olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın mevsimlik işçi olarak bile çalışmadığını, işin yoğun olduğu günlerde yevmiye usulü işe katkıda bulunduğunu,belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; kuruma başvuruda bulunulmadan dava açıldığını, davacı murisi ile ilgili hiçbir hizmetin bildirilmediğini, hak düşümü süresinin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararıyla; çalışma iddiasının ispatlanmadığı, iddianın ispatlar güçte somut ve inandırıcı deliller bulunmadığı, murisin çalışmalarının kesintisiz olduğu yönündeki iddiasının subuta ermediği, tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2018/2865 E., 2019/1744 Karar sayılı kararıyla; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 29.09.2020 tarihli 2020/6574 Esas, 2020/5099 Karar sayılı ilamı ile; “Somut olayda, davanın 6552 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra, 17.05.2016 tarihinde açıldığı, anılan Kanun’un 64 üncü maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davanın açıldığı tarihte fer’i müdahilliği söz konusu olup Kurum’un karar başlığında davalı olarak gösterilemeyeceği gibi Kurum lehine ve aleyhine hüküm kurulması da mümkün olmadığından Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet tespiti talep edilen dönem olan 01.01.1997-07.08.2014 tarihleri arasında muris …’ın davalı gerçek kişiler yanında belirtilen dönemlere ilişkin başlangıç ve bitiş tarihleri açısından çalışma iddiasının ispatlanmadığı, iddianın ispatlar güçte somut ve inandırıcı deliller bulunmadığı, murisin çalışmalarının kesintisiz olduğu yönündeki iddiasının subuta ermediği, tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.), kanaatine varılarak davanın reddine” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili tarafından; bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin ara kararından dönülerek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini, delillerin değerlendirilmediği, davacının çalışmasını doğrulayan ve davalıların yakını olan tanık …’nın ifadesine gerekçeli kararda yer verilmediği, tanıkların beyanlarından davacının çalışmasını sabit olduğunu belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ıncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.