YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3259
KARAR NO : 2023/4657
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2616 E., 2022/2774 K.
HÜKÜM/KARAR : Ayrı ayrı esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/2 E., 2022/397 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı mirasçıları vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı mirasçıları vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı …’a ait 21 M 0125 plaka sayılı araçta şoför olarak hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını, ancak bildirimlerinin yapılmadığını ileri sürerek, 2012/Mart – 2017/Mayıs ayları arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiş, 25.02.2021 günlü celsede; davacının hizmet döküm cetvelinde görülen 1043074 sicil nolu işyerinin Merka Tarım Şirketi olduğunu, anılan şirketin davacının ağabeyinin oğlu Şerif Doğan adına kayıtlı olduğunu, davacının sigortasız çalıştırıldığından bahisle yeğeni tarafından sigortalı olarak gösterilmek durumunda kaldığını, yine hizmet döküm cetvelinde görülen 1049678 sicil nolu işyerinin işkur aracılığıyla gece okul temizliği işi olduğunu, bu hususun işkura sorulması halinde ortaya çıkacağını, trafik ceza dökümlerinde de davacının hangi tarihler arasında davalı işveren yanında çalıştığının açıkça görüldüğünü, davacının 2012 yılı Mart ayından 2017 Mayıs ayına kadar, 2014 yılının ilk 4 ayı haricinde davalı yanında sürekli olarak çalıştığını beyan etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her gün faklı şoförlerle trafiğe çıkan taksi ve minibüs plaka sahiplerinin genellikle şoförlerle günlük kira üzerinden anlaştıklarını, şoförlerin sigorta primlerini kendilerinin yatırdığını, davalının, davacıya sigorta primlerini ödemeyi teklif etmesine rağmen davacının kabul etmediğini, davacının davalı yanında sürekli çalışmadığını, defalarca işe ara verdiğini, 08.03.2013-03.09.2014, 13.09.2014-12.11.2014, 12.11.2014-06.02.2015, 11.07.2015-15.01.2016 ve 11.02.2016-07.12.2016 tarihleri arasında gözaltına alınarak aylarca tutuklu kaldığını, anılan süreçlerde davacının davalı yanında çalışması bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacı vekilinin davacının 2014 yılının ilk 4 ayında …’da olduğuna dair beyanı, davacı ve davalı tanık beyanları, SGK kayıtları, Savcılık, Ağır Ceza Mahkemesi ve Bağlar Kaymakamlığı yazı cevapları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı yanında çalıştığı ancak çalışmasının kesintili olduğu, 2012 ve 2013 yıllarında başka işverenler yanında çalışmalarının olduğu ve bu dönemdeki çalışma iddiasının ispatlanamadığı, 2014 yılının ilk 4 ayında davacının …’da olması nedeniyle davalı yanında çalışmasının bulunmadığı, 01.05.2014 tarihi itibariyle davacının davalı yanında çalıştığının davalı tanık beyanı da dikkate alındığında ispatlandığı gereçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya ait işyeri bünyesinde 01.05.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 240 gün, 01.01.2015-31.12.2015 tarihleri arasında 360 gün, 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arasında 360 gün ve 01.01.2017-01.05.2017 tarihleri arasında 121 gün olmak üzere toplam 1081 gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve bu çalışmaların kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçıları vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Mirasçıları Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, gerçek çalışma olgusunun ortaya konulmasını gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, resen araştırma ilkesinden hareketle gerçek çalışma olgusunun ortaya konulmasını gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının fer’i müdahil olarak gösterilmesi gerekirken ihbar olunan olarak gösterilmesi hususu ve davalı …’ın yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının karar başlığında gösterilmemesi hususu mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilerek, daire kararında işveren …’ın mirasçılarının ayrı ayrı yazıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın fer’i müdahil olarak gösterildiği, mahkeme huzurunda dinlenen ve talep edilen dönemde çalışması bulunan bordro tanığı …’ın davacı ile … arasında hizmet akdi kapsamında geçen çalışmasını doğruladığı, özellikle mahkemece kabul edilen hizmet bildirim süreleri, ceza tutanakları (ceza tutanakları tek tek incelendiğinde davacının davalıya ait işyerinde 13.09.2014 ile 19.12.2017 tarihleri arasında farklı saatlerde adına kesilmiş cezalar nedeniyle part time çalışmanın geçerli olmadığı aksine tam süreli çalışmanın olduğu ortaya çıkmaktadır) ve tanık beyanları beyanları dikkate alındığında, davacının 01.05.2014 ile 01.05.2017 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmakla ve davacının tespitini istediği dönem yönünden hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği göz önüne alındığında, yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan açıklamalar kapsamında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçıları vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Mirasçıları Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı mirasçıları vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 2012 Mart – 2017 Mayıs ayları arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.