Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3293 E. 2023/4474 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3293
KARAR NO : 2023/4474
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1995 E., 2022/2776 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/203 E., 2022/70 K.

Taraflar arasındaki aidiyetin ve sigorta başlangıcının tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin isminin Nihal olduğunu, aslında etrafında… olarak tanındığını, davalı iş yerinde de işe giriş bildirgesinin… olarak düzenlendiğini, bu nedenlede hakkında iki adet sicil dosyası düzenlendiğini, müvekkilinin 20010117280008 ile 4801201203474 sicil sayılı çalışmalarının birleştirilmesine, sigortalılık başlagıç tarihinin 15.11.1987 olarak kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmasının tespit edilemediği, işe giriş bildirgesinin nasıl verildiğinin bilinmediği, bildirgelere kimlik fotokopisi eklendiği, iddianın ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiği, aradan 17 yıl geçtikten sonra böyle bir tespit yapılamayacağı, iddianın ispat edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 4801201203474 sigortalı sicil numarasıyla tescilli bulunan hizmet akdine tabi zorunlu sigortalılık hizmetleri ile 2001017280008 sigorta sicil numarasıyla … adına tescilli bulunan hizmet akdine tabi zorunlu sigortalılık hizmetlerinin birleştirilmesine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.11.1987 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın hatalı olduğunu, davacının herhangi bir çalışmasının tespit edilemediğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının, davalı şirkete ait işyerinde; 15.11.1987 tarihinde işe girdiğine ilişkin, imzalı, davacının kimlik bilgileri ile uyumlu işe giriş bildirgesinin 14.10.1987 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal ettiğinin; davacının anılan tarihte çalıştığının tanık beyanları ile de doğruladığının anlaşılması karşısında” davanın kabulü yönündeki ilk derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, istinaf istemlerinin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın hatalı olduğunu, davacının herhangi bir çalışmasının tespit edilemediğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aidiyetin ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 maddesi hükümleridir.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduklarından özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerini temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, nüfus müdürlüğünün yazıları, işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın bilirkişi incelemesi sonucu davacının eli ürünü olduğunun ortaya çıkmasına göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.