YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/341
KARAR NO : 2023/1056
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/799 E., 2022/1683 K.
DAVA TARİHİ : 27.08.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2021/49 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esasten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili adına Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Tepebaşı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 08.05.2018 tarihli müzekkereyle müvekkili bankadan, 13.02.2015 tarih AŞA/01 sayılı müfettiş raporuna istinaden tabloda isimleri verilen çalışanlar adına belirtilen SPEK tutarları üzerinden aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenerek gönderilmesi işlemine dair SGK Başkanlığı aleyhine Eskişehir Tepebaşı Sosyal Güvenlik Merkezine yapılan itirazlarına karşılık süresi içinde cevap gelmediği için, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uyarınca, davaya konu uyuşmazlığın giderilmesi için haksız ve yasal dayanaktan yoksun 08.05.2018 tarihli ve 26143035/206.09/3942946 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; herhangi bir yasal dayanağı olmayan ve resmi belgelere dayanmayan davacı iddialarının reddini, yersiz açılmış olan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 13.02.2015 tarihinde programlı teftiş raporu hazırlandığı, anılan teftiş raporuna dayanılarak davacı şirketin Eskişehir Şubesinde çalışan bir kısım personelin fazla mesai alacaklarının eksik bildirildiği gerekçesiyle bu işçilerin 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait eksik bildirilen fazla çalışma ücretleriyle ilgili prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi yönünde 08.05.2018 tarih ve 3942946 sayılı belge isteme işleminin tesis edildiği, davacı tarafından itiraz edildiği, itirazın zımnen reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirkete ait 19 şubede istihdam edilen toplam 105 personele ait fazla çalışma sürelerinin tespitine dair güvenlik alarm kayıtlarının işverenlik yetkilileri ile birlikte incelendiği, 1 şubenin kaydına ulaşılamadığı ve Eskişehir İli’nin de aralarında bulunduğu 18 şubede örnekleme olarak seçilen 2011, 2012 ve 2013 yıllarının Ocak, Haziran ve Eylül aylarına ait güvenlik alarm kayıtlarının tetkik edildiği, bu şekilde yapılan tespit ile hangi şubelerde hangi işçilerin ne kadar fazla mesai yaptıkları hususunun tablo haline dönüştürüldüğü, davacı şirkete ait Eskişehir Şubesinde çalışan bir kısım işçinin 2011, 2012 ve 2013 yıllarında kaç saat fazla mesai yaptıklarının bu tabloda belirtildiği, tablodaki sürelerin saat 19:00’dan sonra yapılan fazla mesaiye ilişkin süreleri kapsadığı, Eskişehir Şubesi ile diğer şubelerde çalışan işçilerin kaç saat fazla mesai yaptıklarına ilişkin tespitlerin 19:00’dan sonra güvenlik alarm kayıtlarının alarmın devreye sokularak şubenin kapandığı saat arasında geçen süreler üzerinden hesaplandığı, bu işçilerin ayda kaç saat fazla mesai yaptıklarına ilişkin başkaca herhangi bir somut bilgi ve belge olmadan örnekleme yoluyla seçilen aylar üzerinden tespit edildiği iddia edilen fazla çalışma sürelerinin bir yıla yayılarak ortalama bir hesap yapıldığı, güvenlik alarm kayıtları ile hangi işçinin ne kadar fazla mesai yaptığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu kayıtların turnike geçiş sistemlerinden farklı olarak bünyesinde işe giriş çıkış kayıtlarını barındırmadığı, bu bağlamda; Eskişehir Şubesinde somut bir denetim yapılmadığı gibi çalışanların da ifadelerine başvurulmadığı, işyerinde hangi işçi ve/veya işçilerin kaç saat fazla mesai yaptıklarını ispat eden denetlenebilir, somut bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından; genelleme yapılarak ve varsayımsal olarak yapılan tespitlere dayanılarak 13.02.2015 tarih AŞA/01 sayılı müfettiş raporuna istinaden tabloda isimleri verilen çalışanlar adına belirtilen SPEK tutarları üzerinden aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenerek gönderilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı” belirtilerek, “Davanın kabulü ile, Eskişehir SGK il Müdürlüğünün 08.05.2018 tarihli 26143035/206.09/3942946 sayılı kararının İptaline,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; görev hususundaki itirazların değerlendirilmemiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasını, dava dilekçesinde açıkça idari para cezasının iptali talebi belirtilmiş olması karşısında görevli yargı yerinin idare mahkemeleri olduğu gözetilerek yargı yolu hususunda karar verilmesini gerektiğini davacı taraf dilekçesinde hem açıkça ipc iptalini istediklerini, idare mahkemesi kararları emsal karar olarak kabul edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, gerek iş teftiş raporunda gerekse kurum kayıtlarında ödenen ancak bordroya ve SPEK tutarına dahil edilmeyen bir fazla çalışma ücretinden bahsedilmemektedir. İleri sürülen iddia fazla çalışma ücretinin sigortalılara eksik ödendiği iddiasıdır. 5510 sayılı Yasa’ya göre SPEK dahil olan tutarlar ödenmiş veya ödenmesine karar verilerek sonradan ödenen tutarlardır. Uyuşmazlıkta geçmişte yapılan ve bordrolara yansıtılmayan bir ödeme bulunmamaktadır. Dolayısıyla varlığı henüz kesinleşmeyen bir alacak bulunduğu iddiasıyla bu miktarlar için Kurumca aylık prim hizmet belgesi istenmesine yönelik kurum işlemi hatalı olup, davanın kabulüne yönelik mahkeme kararı yerinde olduğu dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçeleriyle “Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurumun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İş Müfettişleri tarafından düzenlenen 13.02.2015 tarih ve AŞA/01 sayılı müfettiş raporuna istinaden isimleri verilen çalışanlar adına belirtilen SPEK tutarları üzerinden Aylık Prim ve Hizmet belgesi düzenlenmesi istemli 08.05.2018 tarih ve 3942946 sayılı iptal edilmesinin gerekip gerekmediğidir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 86/7. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…