Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/342 E. 2023/1165 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/342
KARAR NO : 2023/1165
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2324 E., 2022/1790 K.
DAVA TARİHİ : 06.10.2020
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/202 E., 2021/282 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, malüliyet aylığı bağlanması ve alacak istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilin 506 sayılı Kanun kapsamında 10.11.1992 tarihi itibarıyla çalışmaya başlamış olduğu ve bu kapsamda çalışmalarını 2008 yılına kadar devam ettiği ve bundan sonra isteğe bağlı sigortalılıkla devam ederek toplamda 1818 gününün bulunduğu, 1993 yılında hamilelik dolayısıyla böbrek yetmezliği teşhisi konulduğu ve ölü doğumla tedavisinin devam ettiği, 2010 yılında sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı açısından maluliyet aylığına hak kazandığı düşüncesiyle aylık bağlanması talebinde bulunduğu, ancak SGK tarafından maluliyetinin ilk defa sigortalılık tarihinden önce malul olması nedeniyle reddedildiği, … 41. İş Mahkemesinde dava açıldığı ve adli tıp raporlarına göre de 01.03.2010 tarihinden itibaren malullük aylığına hak kazandığının tespitine karar verildiği, ancak SGK tarafından dava konusunun istinafa taşındığı ve … Bölge İdare Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2019/946 Esas, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1361 sayılı kararla yerel mahkemenin kararının onanmış olduğu, SGK tarafından bu defa kararın Yargıtay’a götürüldüğü ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2019/5991 Esas, 11.12.2019 tarihli ve 2019/7705 sayılı kararı ile de istinaf mahkemesinin kararının onanmış olduğu, SGK’dan aylık bağlanmasının istenmesine karşın, SGK tarafından “Davacının prim ödeme gün sayısının 1758 olduğu ve dolayısıyla 1800 prim ödeme gün sayısını yerine getirmediği, mahkeme kararında sadece çalışma gücünü yüzde 60 kaybettiğinden ve 01.03.2010 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının belirtilmiş olduğu, dolayısıyla sigortalının hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısına ilişkin bir hüküm bulunmadığı” yönünde olumsuz cevap verildiği, Anayasa’nın 138. madde hükmüne göre mahkeme kararlarının yerine getirilmesi gerektiği belirtilerek müvekkiline maluliyet aylığı bağlanması yönünde tedbir kararı verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere 01.10.2010 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplanacak maluliyet aylıklarının, bayram ikramiyelerinin ve işlemiş yasal faizlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının sigortalılık süresi 17 yıl 2 ay 3 gündür. Prim gün sayısı ise 1758 gün olup yasal düzenleme kapsamında aylık almaya hak kazanmamıştır. Davacının mevcut sigortalılık durumuna göre maluliyet aylığı koşullarını taşımadığı açıktır. Ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile davacıya aylık bağlanmasına karar verilmiştir. Karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Davalı Kurumun kesinleşen mahkeme kararını uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır. Karara dayanak olan belgelerin sahteliği ya da karara esas alınması gereken bir belgenin sonradan temin edilmesi halinde Hukuk Mahkemeleri Usulü Kanunu 375. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi nedenidir. Ancak davalı Kurum tarafından yargılamanın iadesi yoluna başvurulmamıştır. Diğer yandan davalı Kurumun elindeki belgeleri yargılama sırasında mahkemeye sunma olanağı vardır. Belgelerin sonradan temin edilmesi koşulu bulunmamaktadır.” gerekçesi ile davanın kabulüyle, davacının 01.03.2010 tarihinden dava tarihine kadar alması gereken maluliyet aylıkları, bayram ikramiyesi ve bunların yasal faizi olmak üzere 1.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, dava tarihi 06.10.2020 tarihinden itibaren davacının maluliyet aylıklarının ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum istinaf dilekçesinde; davacının malulen emekli olma şartlarını taşımadığının sabit olduğu, Mahkeme kararının hatalı olduğu, yasal şartları taşımadığı halde davacıya aylık ödenmesine ilişkin verilen kararın hatalı olduğu, davacının talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçen davada, davacıya 01.03.2010 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Kurum tarafından kesinleşen bu karar gereği davacıya 01.03.2010 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanması gerektiği gerekçesi ile davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının malulen emekli olma şartlarını taşımadığının sabit olduğu, Mahkeme kararının hatalı olduğu, yasal şartları taşımadığı halde davacıya aylık ödenmesine ilişkin verilen kararın hatalı olduğu, davacının talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, malüliyet aylığı bağlanması ve alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, özellikle davacının açtığı ve kesinleşen … 41. İş Mahkemesinin 2016/1004 E., 2018/372 K. sayılı kararı ile davacının 03.02.2010 tarihini izleyen aybaşı olan 01.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzere malüllük aylığına hak kazanmış olduğuna dair karar verilmiş olmasına göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.