Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3437 E. 2023/3893 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3437
KARAR NO : 2023/3893
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/559 E., 2022/1963 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/327 E., 2022/51 K.

Taraflar arasındaki maluliyet oranının tespiti ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının malullük tahsis talebinin Kurum tarafından 14.01.2019 tarihinde davacının maluliyet oranının %60′ ını kaybetmediği gerekçesiyle reddedildiğini beyan ederek davacının maluliyet oranının yeniden tespit edilmesini, tespitinin yapılmasından sonra aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilerek davacının 14.01.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun 14.01.2019 tarihli 41035924-205.01.01.-E.702455 sayılı işleminin iptaline, davacının çalışma gücünün en az %60 ‘ını kaybetmiş olduğunun tespitine, ATK 2.Üst Kurulunca bildirildiği üzere maluliyetinin başlangıç tarihinin 12.07.2018 olarak tespitine, davacının dava tarihinden itibaren malüliyet aylığının davalı Kurumca ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile ATK raporuna karşı ileri sürdükleri itirazın Mahkemece değerlendirilmediğini, ayrıca taleple bağlılık ilkesi gereği davacı tarafından 14.01.2019 tarihi itibariyle maluliyet tespiti istendiği halde daha eskiye dönük olarak 12.07.2018 tarihi itibariyle maluliyet tespitinin hüküm altına alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tek bir raporla davanın nihayete erdirilmiş olmasının hatalı olduğunu, Kurum’un davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
” Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin ilk derece mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına ve özellikle ATK 2.Üst Kurulunun 02.09.2021 tarih ve 1474 sayılı raporu ile davacının çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiğinin ve maluliyet başlangıç tarihinin 12.07.2018 tarihi olduğunun belirlenmesine, davacı asilin 03.01.2022 tarihli dilekçesiyle maluliyet aylığı başlangıcına ilişkin talebini 12.07.2018 tarihi olarak ıslah ettiğinin ve mahkemece maluliyet aylığının dava tarihinden (13.06.2018) itibaren ödenmesine karar verilmesine ve bu karara karşı davacı yanın bir istinaf talebinin bulunmadığının anlaşılmasına, sigorta başlangıç tarihi 01.09.1998 olan davacının malullük aylığı yönünden yıl ve prim ödeme gün şartlarını tamamlamış olduğunun ve kuruma prim borcunun bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davalı kurum vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” gerekçesine dayalı olarak;

2. “İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; çalışma gücünün en az %60’ının kaybedilmediğinden bahisle malullük aylığı talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ve davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğinin tespiti ile 12.07.2018 tarihinden itibaren oluşacak aylıkların davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25, 26 ve 95 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.