YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3457
KARAR NO : 2023/6465
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1676 E., 2021/1944 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölhisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/28 E., 2020/178 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davacının 04.04.1987-01.04.1992 tarihleri arasında sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirttiği 04.04.1987-01.04.1992 tarihindeki çalışmasının tespitini istemek için hak düşürücü sürenin geçtiğini, 5510 sayılı Kanun’da belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle açılan davanın reddini, kurumun arşiv kayıtlarının tetkikinde davacının sigortalı çalışma kaydına rastlanılmadığını, davacının belirtilen tarihte 6831 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde ifadesini bulan vahidi fiyat usulü ile ağaçlandırma işinde çalışmış olabileceğini, vahidi fiyat usulünün gündelik iş olup, sigorta kapsamında olmadığını, idare kayıtlarında hizmet sözleşmesine dayalı hiçbir çalışması olmayan ve vahidi fiyat usulü, gündelik olarak sigortaya tabi olmayan işte çalışan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumlarının davada sıfatının davalı değil fer’i müdahil olarak belirlenmesi gerektiğini, 5510 sayılı Kanunun 86/9 maddesi uyarınca bu tür davaların hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği bir kısım çalışmalar üzerinden 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için bu döneme ait çalışmalar için davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacıya ait … sigorta sicil numaralı şahsi dosyasında davacının 05.11.1999 tarihinde…’a ait 1001000.15.06 nolu iş yerinde dava konusu iş yerine ilk işe girişini yaptığı ve sigorta sicil numarası aldığını, işe girdiğinin iş verence 03.11.1999 tarih 62997 varide sayılı ilk işe giriş bildirgesi ile bildirildiğini, çalıştığını iddia etti dönemde çalıştığına ilişkin herhangi bir aylık bildirde ve bordro mevcut olmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerlerinin kamu tüzel kişiliğine haiz resmi iş yerleri olduğunu, davacının doğum tarihinin 10.05.1974 olup çalıştığını iddia ettiği tarihte 18 yaşından küçük olduğunu, davacının ilk işe giriş tarihinin 02.01.1991 tarihi olarak tespit edilmesinin mümkün olduğunu, davanın açılmasına kurumlarının sebep olmadığını, davaya kanuni taraf olarak katıldıklarını davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, puantaj kayıtları, istihkak bordrosu tutanakları ile bonservis belgesini ve diğer belgelere dava dosyasına sunduklarını, mahkemece dinlenen tanık beyanları ile de müvekkilinin davalı iş yerinde çalıştığının kanıtlandığını, ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve taleplerin kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Somut olayda; yönetmelikle tespit edilen belgeleri davalı işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları kurumca da tespit edilmemiş davacının, (Gölhisar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 11.02.2020 ve … Müdürlüğünün 24.05.2019 tarihli yazı cevapları da nazara alınarak) davaya konu hizmetlerinin geçtiği yıl sonu olan 31.12.1992 tarihinden dava tarihi olan 31.07.2015 tarihine kadar hak düşürücü süre fazlası ile geçmiş olup, davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi usul ve yasaya uygundur…
” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti isteminin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 ncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.