YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3459
KARAR NO : 2023/3915
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1896 E., 2022/1415 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/605 E., 2020/178 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilin 2003 yılı Mart ayı ile 05.12.2011 tarihi arasında davalı vakfa ait …’ de bulunan Komerciyale iş hanında sigortasız olarak kapı, çay ocağı ve temizlik işlerinden sorumlu sıfatıyla ara vermeksizin çalıştığını, müvekkilin alacakları nedeniyle … 11. İş Mahkemesinin 2012/33 Esas numaralı dosyası mucibince açılmış olan davanın devam ettiğini, bu dava esnasında dinlenen tanıkların, müvekkilin davalı vakıfta hanı açıp kapama ve temizlik işlerinden sorumlu olduğu doğrultusunda ifade verdiklerini, müvekkilin son maaşının 1.200,00 TL olduğunu, yürüyen diğer dava aşamasında emsal ücret araştırması için İTO ya yazılan yazıya gelen cevapta; emsal işçinin 1.255,50 TL ücret ve ek olarak 140,00 TL yol ve 120,00 TL yemek ücreti alacağının bildirildiğini belirterek kesintisiz yapılan çalışmanın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Akbank T. A. Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı vekili, davacının çalıştığını iddia ettiği yerin bir iş hanı olduğunu ve söz konusu hanın han yöneticiliğinin bulunduğunu (Komerciyale Han Yöneticiliği), davacının, müvekkilin çalışanı olmadığını, müvekkil vakıf kayıtlarında böyle bir çalışanın bulunmadığını, davacı vekilinin tanık olarak gösterdiği şahıslardan birinin; davacının iş hanında çay ocağını bir önceki işletenden devir aldığını ve işlettiğinin beyan edildiğini ve ayrıca tüm tanık ifadelerinde davacının davalının çalışanı olduğuna dair bir beyanın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, öncelikle açılan davanın zamanaşımı yönünden kontrolünün gerektiğini, ayrıca kurumun resmi kayıtlarının incelenerek sadece tanık ifadelerine göre karar verilmemesi gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken yürütülen işin niteliğine, tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgilerine, tanıklık edilen dönemin üzerinde uzun süre geçmesi sebebiyle tanık beyanlarının hayatın olağan akşına çelişkili olmamasına dikkat edilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; yapılan yargılama, toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davacının 13.01.2003 – 15.12.2011 tarihleri arasında davalı Akbank T.A.Ş Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı’na ait … adresinde bulunan Komerciyale iş hanında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının 2003 ile 2005 yılları arasındaki çalışmasının tam zamanlı mı yoksa kısmı zamanlı mı olduğunun ve bu dönemde davacının çakışan sigortalılığının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, eylemli çalışmanın varlığının ispatlanamadığını, müvekkili kurum kayıtlarında davacının iddia ettiği gibi bir çalışmasının mevcut olmadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Vakıf vekili, davacı …’in müvekkili vakfın çalışanı olmadığını ve davasını ispat edememesine rağmen davanın kabulüne karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde yer alan yazışmalardan ve tanık ifadelerinden, dava konusu dönemde iş hanının işletmeciliğinin davalı Akbank Tekaüt Sandığı Vakfı tarafından yapıldığı ve bu hususun 2013 senesinde hanın satılmasına kadar devam ettiği, davacının sigortalı hizmet dökümünde 01.10.1970 tarihinde işe başladığı ve 1970/4 dönemi için 1776.34 sicil numaralı (Kadir Şeker) iş yerinde 90 günlük sigortalılığının olduğu, dava konusu dönemle ilgili kurum kayıtlarına yansıyan başka herhangi bir çalışmasının görünmediği, 01.07.1952 doğumlu olan davacının iddia edilen döneme ilişkin hizmet tespitine engel bir durumunun bulunmadığı, tespiti istenilen dönemde davacının asgari ücretten daha yüksek ücret aldığı hususunu imzalı bordro veya yazılı bir delil ile ispatlayamadığı gibi delil başlangıcı sayılabilecek tanık ifadeleri de bulunmadığından davacının iddia ettiği döneme ilişkin ücretinin yasal asgari ücret olduğunun kabulü gerektiği, denetim görevini yerine getirmeyen davalı kurumun davanın açılmasına sebebiyet verdiği, dava konusu dönemde iş hanında faaliyet gösteren tanıkların ve komşu iş yeri tanıklarının ifadelerinde davacının fiili çalışma olgusunu doğruladıkları dikkate alındığında, davacının davalı iş yerinde 01.03.2003 ile 05.12.2011 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığı ve davacının davalı iş yerindeki çalışmasının 05.12.2011 tarihine kadar kesintisiz olarak aynı iş yerinde devam ettiği sonucuna varıldığından iş bu dava ile tespiti istenilen döneme ilişkin hak düşürücü süreden de söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davalı kurum vekili ile davalı vakıf vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2003 yılı mart ayından 05.12.2011 tarihine kadar çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1) Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut dosyada; davacı 2003 yılı Mart ayından 05.12.2011 tarihine kadar çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının davalı iş yerinden bildirimlerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacının çalıştığını iddia iş yeri han olup, davacının kapıcılık ve çay hizmeti yaptığını iddia etmesi karşısında kat maliklerini gösterir şekilde tapu kaydının istenilmesi, kat mülkiyetine geçip geçmediği araştırılarak, yönetim oluşturulmuşsa kat maliklerini temsilen han yönetiminin davaya dahil edilmesi, yönetim oluşturulmamışsa başka kat malikleri varsa davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgilisine iadesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.