Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3490 E. 2023/3571 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3490
KARAR NO : 2023/3571
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI :

Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, … sicil numaralı sigortalısı … …, davalı … adına kayıtlı … … sicil numaralı iş yerinde 05.02.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, hak sahibi eşi …, çocukları …’ya toplam 123.979,58 TL tutarında ilk peşin sermaye değerinde gelir bağlandığını, 415,00 TL cenaze yardımı yapıldığını, kurumun toplam zararının 124.394,58 TL olduğunu, kazadan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişi tarafından yapılan tahkikat neticesinde 30.01.2015 tarih ve 93205/01İNC/01 sayılı raporun tanzim edildiğini, bu rapora göre kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, kazanın oluşumunda davalı …’ın %50 kusurunun olduğunun tespit edildiğini ancak 5510 sayılı kanunun 21/1 ve 76/4 maddeleri gereği rücu edildiği, aynı kanunun 21/2 ve 23/2 maddeleri gereği sigortalının işe girişinin ve iş kazasının süresinde kuruma bildirilip bildirilmediğinin tespit edilmesini gerektiği, bu maddeler uyarınca davalının kusursuz sorumluluğu bulunduğu, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1426 Soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya gerek olmadığına dair karar verildiği, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak koşuluyla şimdilik kurum toplam zararının %10’a tekabül eden 124.439,45 TL’sinin onay, ödeme ve sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile, davayı kabul etmediklerini, görev itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müteveffanın her ne kadar davalının işçisi gibi gözükse de aslında iş yerinin sahibi ve ortağı olduğunu, müteveffanın davalının ağabeyi olduğu, kuruma bildirimlerin süresinde yapıldığı, olayda kusuru olmadığı, müteveffanın eş ve çocuklarına davalının baktığı ve aylık tüm ihtiyaçlarını karşıladığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden kurum müfettiş raporunda, davaya konu iş kazasında davalı işverenin %50 oranında, kazazede sigortalının %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında alınan 13.11.2019 tarihli raporda; davalı işverenin %50 oranında, kazazede sigortalının %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece kusur raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; meydana gelen kazada kazazede kurum sigortalısına %50 oranında kusur izafe edilmesini kabul etmediklerini, kazaya davalı işverenin iş sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı hükümlerine aykırı davranışlarının sebebiyet verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; kazazede Kurum sigortalısının işyerinde bulunan asansörün arızalı olduğu yönünde uyarılmasına rağmen asansörü kullandığı, arızalı asansörün en üst noktaya çıkarak halatı kopup en alt kata düştüğü, düşme esnasında kazazedenin kafasının asma kat zeminine çarptığı ve hayatını kaybettiği, mahkemece yasal süre içerisinde itiraza uğramayan oluşa uygun kusur raporuna göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu açıklamalar altında tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 05.02.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin ve cenaze giderinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.