Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/351 E. 2023/995 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/351
KARAR NO : 2023/995
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/582 E., 2022/1572 K.
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 27.03.2015
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/9 E., 2021/33 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren … Elektirik Proje Firması ünvanı altında faaliyet gösteren şahıs firmasında 01.03.1986-31.12.1988 tarihleri arasında süresi belirsiz sürekli iş sözleşmesi ile çalıştığını, kurum kayıtlarına göre gözükmediğini, belirterek, davacının sigortalı hizmetinin 01.03.1986 tarihinden itibaren başlamış olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesine göre hak düşürücü süreye tabi olan davasını süresinde ileri sürmemiş açmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; “davanın kabulü ile; davacının davalı işyerinde 01.03.1986-31.12.1988 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 13.02.1988 olduğunun tespitine ” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer’i Müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, mahkemece bu çelişkilerin giderilmediğini, davanın açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini, kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davada fer’i müdahil olarak katıldıklarını, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Feri müdahil vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesidir.

3. Değerlendirme
Uyuşmazlığın çözümünde davanın yasal dayanağı (mülga) 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi olup, anılan hükme göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Eldeki davada, davacı 01.03.1986-31.12.1988 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde sürekli çalıştığını, çalışmalarının 01.01.1989 tarihine kadar olan sürelerinin kuruma bildirilmediğini beyanla, bildirim öncesi 01.03.1986-31.12.1988 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiş olup, dosyanın incelenmesinde, davacının davalı işyerinden davalı kuruma 01.01.1989-30.06.1990 ve 01.03.1992-31.07.1996 tarihleri arasında hizmet bildirimlerinin bulunduğu ve davanın 27.03.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davacının davalı işyerinden kuruma bildirimlerinin 31.07.1996 tarihinde sona ermesi karşısında, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üyeler … ve …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ve Üyeler … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla

09.02.2023 tarihinde karar verildi.
(M) (M)

KARŞI OY GEREKÇESİ

1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.03.1986-31.07.1996 tarihleri arasında askerlik hariç blok çalışması olduğunu iddia eden ve işyerinde 01.01.1989 sonrası çalışması kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Somut uyuşmazlıkta davacının askerlik hariç 01.01.1989-31.07.1996 tarihleri arası çalışması kuruma bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda işe girişinde 506 sayılı Kanun’un 60/g maddesi uyarınca 18 yaşı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve kararın kurum ve davalılar tarafından tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

3. Kararın temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından ilk işe giriş tarihinden önceki dönem için ayrılma tarihi olan 1996 yılından dava açıldığı tarihe göre beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenle davanın reddi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.

5. Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.03.1986 tarihinden 31.07.1997 tarihine kadarki askerlik hariç çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Blok çalışma bölünemez. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.