Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3536 E. 2023/5907 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3536
KARAR NO : 2023/5907
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1105 E., 2022/2091 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/260 E., 2021/104 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tahsis talebi doğrultusunda yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.1985 tarihinden başlayan SSK sigortalılığının bulunduğunu, 01.01.1989 – 30.09.2008 tarihleri arasında SSK kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının olduğunu, isteğe bağlı sigortalılıklarının bu süre içerisindeki 1989 yılında 270 gün, 1990,1991, 1992, 1993, 1994, 1995 ve 1996 yıllarında her yıl 360 gün, 1997 yılında 180 gün ile 20008 yılında 270 gün olmak üzere toplam 3240 gün olduğunu, isteğe bağlı sigorta ödemelerinden borcu bulunmadığını, davacının 1984-1989 yılları arasında Almanya’da çalışmaları nedeni ile 2080 gün yurtdışı borçlanması olduğunu ve 1989 Ocak dönemindeki 30 gün isteğe bağlı sigortalılık ile çakışma bulunduğunu, SSK’lı çalışma 30 gün, isteğe bağlı 3240 gün ve yurtdışı borçlanma 2080 gün olmak üzere 5350 hizmet günü olmasına karşın çakışan 30 gün azalma ile 5320 gün hizmetin bulunduğunu, davacı tarafından davalı kuruma 13.06.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunulduğunu ancak davalı kurumca talep tarihi itibari ile aylığa hak kazanılmadığı bildirilerek reddedildiğini, oysa ki 01.10.2008 tarihi öncesi yurtdışında çalışanların SSK isteğe bağlı sigortalı olmayacaklarına dair kanuni bir yasaklama olmadığını, 506 sayılı Kanun 85 inci maddesinde yurtdışında çalışmanın isteğe bağlı sigortalılığına engel olacağına dair bir ibarenin bulunmadığını, ayrıca Türkiye’de ikamet koşulu da aranmadığını, 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun 50 inci maddesi ile isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye’de ikamet koşulu getirildiğini, emsal yargı kararlarında da 01.10.2008 öncesi yurtdışında çalışanların aynı dönemlerde isteğe bağlı sigortalı olabileceklerinin kabul edildiğini belirterek, dava konusu kurum işleminin iptali ile davacının 01.07.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılıktan faydalanılabilmesi için herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi sigortalı olmamak gerektiğini, davacının ise anılan tarihlerde Almanya’da sigortalı olarak görüldüğünden müvekkil kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın kısmen kabulü ile; davacının yaşlılık aylığı tahsis talebini reddeden SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 13.06.2019 tarihli ve 8566584 sayılı işleminin iptaline, davacının 01.01.1989 – 30.09.2008 tarihleri arasında 3000 gün isteğe bağlı sigorta sürelerinin geçerli olduğunun tespitine, davacıya 01.07.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve 01.07.2019 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı ödenmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacının yurt dışı çalışması ile çakışan isteğe bağlı sigortalılık süresi bakımından ulaşılan sonucun hukuka aykırı olduğunu, 01.10.2008 öncesi dönem için yurt dışı çalışmasının isteğe bağlı sigortalılığa engel olmayacağını, davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurum işlemleri doğru olduğunu, yanlışlık yada eksiklik bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda; davacının 01.01.1989 – 31.08.1989 tarihleri arası 240 gün, 01.12.1989 – 31.12.1989 tarihleri arası 30 gün, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995, 1996 yıllarının tamamında 360’şar gün üzerinden, 1997/02, 1997/05, 1997/09-10-11-12 aylarının tamamında 30’ar gün üzerinden ve 01.01.2008 – 30.09.2008 tarihleri arası 270 gün olmak üzere toplam 3240 gün 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı hizmet süresinin bulunduğu, 01.01.1989 – 31.08.1989 tarihleri arasında aynı sürelerde 17.08.2018 tarihli alınan sigorta merciince düzenlenen yurtdışı hizmet belgesinde zorunlu fiili çalışmaya dayalı sigortalı süreleri olduğu, bu sürelerin davacıya ait 25.02.2020 tarihli Sgk hizmet dökümünde 240 gün 4/a yurtdışı borçlanma hizmet kaydı bulunduğu tespit edildiğinden 3240 gün-240gün=3000 gün isteğe bağlı sigortalılık hizmet süresinin bulunduğu, aylık bağlanması talebinin prim günü şartını tamamlamadığı gerekçesi ile reddedildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davacının isteğe bağlı sigortalılığına ilişkin davanın yasal dayanağı Mülga 506 sayılı Kanun’un 3395 sayılı Kanun ile değişik 85 inci maddesidir. Mülga 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin A bendine göre; “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için: a) İsteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak, b) Müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmak, c) Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak, d) İsteğe bağlı olarak sigortaya devam edeceğini belirten müracaatının Kurumca alındığı tarihi takip eden aybaşından başlayarak, her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek, şarttır.” Aynı maddenin 4447 sayılı Kanun ile değişik B bendinde; “İsteğe bağlı sigortalılığa devam etmek isteyenler ödeyecekleri isteğe bağlı sigorta primlerini, bu Kanun’un 78 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak şartıyla kendilerinin belirleyeceği, isteğe bağlı sigorta primlerinin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenmesi gerektiği, ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80 inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanacağı,” belirtilmiştir.

Bu düzenlemeye göre herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu yada isteğe bağlı sigortalı olanlar ve buralardan kendi sigortalılıklarından dolayı aylık bağlananlar isteğe bağlı SSK sigortalısı olamazlar. Maddede geçen herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan amaçlananın Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları olduğu açıktır. Hal böyle olunca da yurt dışında geçen çalışmaların Türkiye’de isteğe bağlı sigortalılığa engel olmayacağının kabulü gerekir.

Buna göre, yurtdışında sigortalılığı bulunan birisinin Türkiye’de 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olması yönünde bir yasal engel yoktur.

Davacının tahsis talebine gelince; davacının doğum tarihinin 11.04.1966 olduğu 01.04.1984 sigorta başlangıç tarihi esas alındığında 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-e maddesi uyarınca 48 yaş, 5225 gün, 25 yıl şartlarını tahsis talep tarihinde gerçekleştirdiği, 48 yaşını tamamlamakla yaşlılık aylığına hak kazanacağı, buna göre tahsis talep tarihi olan 13.06.2019 tarihi itibari ile aylık şartlarının tamam olduğu anlaşıldığından, Mahkemenin bu yöndeki kararı yerinde olmuştur.

O halde, davanın kabulü ile, davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerin geçerli saymayan Kurum işleminin iptaline, davacının 01.07.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin Mahkeme kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu, ” gerekçelerine dayalı olarak “davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olup olmadığı ve yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile geçici 81 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı SGK vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.