Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3620 E. 2023/3540 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3620
KARAR NO : 2023/3540
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/386 E., 2023/9 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/393 E., 2020/206 K.

Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkette 29.05.1996 – 18.07.2016 arası asgari ücretin 4 katı ücretle çalışmasına rağmen 29.05.1996 – 01.01.2012 tarihleri arasında kuruma daha düşük bildirim yapıldığı, bu tarihler arasındaki sigorta primine esas gerçek kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince,
“Davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının üretim sorumlusu olduğuna dair belgelerin dosyaya sunulduğunu, davacının ücret bordrolarını imzalamasının nedeninin işverenin baskısı olduğunu, dosyaya sunulan pek çok delilin yazılı delil başlangıcı olduğunu, bu durumda tanıkla ispatın mümkün olduğunu, davacının aldığı ücrete ilişkin olarak davalı işveren tarafından düzenlenen 27.10.1998 tarihli belge ile Dışbank Karabağlar Şubesi başlıklı belgenin de yazılı delil olduğunu, davacının 05.02.2009 – 06.07.2011 tarihleri arasındaki maaş hesap özetinde aynı tarihlerde hem maaş ödemesi hem de nakit yatırılan meblağlar olduğunu, bu ikisinin toplanması sonucu davacının aldığı tam ücretin ortaya çıktığını, davacının hesabında 2011/11-12. aylarda 671,11 TL ücret almakta iken 2012/1. ayda 2.498,49 TL aldığının görüldüğünü, bir işçinin ücretinin bir ayda 4 katına çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 16 yıl boyunca çalıştığını, bir işçinin 16 yıl boyunca asgari ücret üzerinden çalışmasının mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince emsal ücret araştırması yaptırılmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince,
“… 14. İş Mahkemesi’nce verilen 01.10.2020 Tarih, 2017/393 Esas ve 2020/206 Karar sayılı karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebeplerini tekrarla, ücret pusulalarının işverenin baskısıyla imzalandığı, dosyada yazılı delil başlangıcı mahiyetinde belgeler olmasına rağmen gerekli araştırma yapılmayarak eksik araştırm ve incelemeyle karar verildiği, 01.01.2012 tarihinden itibaren kuruma bildirilen ücretlerin birden artmasının irdelenmediği gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigorta primine esas kazançlarının kuruma eksik bildirilip bildirilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı kanunun 77, 5510 sayılı Kanunun 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.