YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3632
KARAR NO : 2023/5590
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2527 E., 2022/3120 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/254 E., 2022/225 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı şirketinin alt işvereni … Yol Asfaltlama San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinin Arnavutköy’deki çalışma alanında kamyonun altında kalması neticesinde vefat eden … TC numaralı müteveffa …’in hak sahipleri……. ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişi … tarafından hazırlanan 03.03.2017-400568/05/İR/05 sayılı inceleme raporunun tutulmuş olduğunu, kurumca yapılan inceleme neticesinde hazırlanan teftiş raporunda, Asıl işveren İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığınında tüzel kişiliğe haiz ortaklar ve alt işveren … Yol Asfaltlama San. ve Tic. A.Ş. kazanın meydana gelmesinde sorumlu bulunduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 12 inci maddesinin altıncı fıkrasında asıl işverenin, bu kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işverenle birlikte sorumlu olduğunun belirtildiğini, iş kazası asıl işveren adi ortaklığının ortakları ve alt işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi nedeni ile meydana gediğinden kusurlu oldukları değerlendirilerek taraflarına iş bu dava yöneltildiğini, Türk Borçlar Kanununun 66 ıncı maddesi uyarınca sigortalıyı çalıştıran alt işveren ve asıl işverenin müştereken ve müteselsilen sorumluluğu söz konusu olduğunu, sigortalının vefatı dolayısıyla hak sahibine bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin değeri şimdilik 18.412.-TL sinin tahsis tarihinden itibaren faizi ile ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte; davalılardan ve yargılama sırasında tespit edilecek 3. kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı … Yol Asfaltlama San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı … Yol Asfaltlama Şirketi; ulusal ve uluslar arası bir çok başarılı projeye imza attığını, taraflı tarafsız herkesin taktirini kazanan ve her projeden kazandığı deneyimle daha güçlü,daha verimli yarınları hedefleyen … Holding bünyesinde bulunan şirketlerden birisi olduğunu, köklü bir kuruluş olan … Yol Asfaltlama şirketi yılların vermiş olduğu deneyimle günümüzde bünyesinde bulunduğu … Holding şirketleri ile kaliteli, yenilikçi, teknolojiye açık, çevre ve insan sağlığına duyarlı hizmetler ürettiğini, davalı şirket; Asfalt Müteahhitleri Derneği’nin (ASMÜD) kurucu üyesi ve Yollar Türk Milli Komitesi (YTMK) üyesi olup; kısa zamanda kalitesi ile aranan bir müteahhit konumuna yükseldiğini, müvellik şirket ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, TS 706 EN 12620 Beton Agregaları, CE Beton Agregaları, CE Bitümlü Karışımlar belgelerine sahip olan prestijli bir şirket olduğunu, Müvekkil şirketin merkez adresi ” Dilovası Organize Sanayi Bölgesi DOSB 3. Kısım Gediz Cad. No:7 …/Kocaeli” olup, öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile, dosyanın yetkili … Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, dava dosyasının yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın iddialarına konu alacaklar zamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu alacaklar zamanaşımına uğradığını ayrıca yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, işverenlerin mali sorumluluk sigorta poliçesi gereğince davanın ilgili sigorta şirketine de ihbarı gerektiğini, davalı … Yol Asfaltlama San. ve Tic. A.Ş. sektörde bir çok resmi ve özel kurumlara ait işleri başarı ile tamamlamış, adından söz ettiren bir şirket olma özelliğini kazanmış ve bu niteliğini devam ettirmek adına çalışmalarına devam ettiğini, işin ifası sırasında dahi olmayan ve ayrıca kendisinden beklenen asgari özeni göstermemiş olan işçinin ölümüyle sonuçlanan bu davranışı tamamen kendi dikkatsizliği ile şoför …’in de dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, işverenin sorumluluğunun kalkmasına neden olacağından ötürü müvekkil şirket olarak tarafımıza kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket yönünden husumet itirazımız bulunulduğunu, müvekkil Şirket İGA Havalimanı İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi’nın Ortaklarından olmayıp, Adi Ortaklığın Ortağı “Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş.”dir (Kalyon Havacılık). Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları doğrultusunda davanın müvekkil şirket yönünden husumetten reddine ve “Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş.”nin davaya dahil edilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, davacı kurumun belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, her ne kadar davacı kurumun müvekkil şirketler nezdinde talep edebileceği herhangi bir hak veya alacak mevcut değilse de, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının dava konusu ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, her ne kadar müvekkil şirketlerin oluşturduğu Adi Ortaklığın işbu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, işveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza davacı sigortalısının aceleci ve dikkatsiz davranışları neticesinde gerçekleştiğini, 03.03.2017 tarih 400568/05/IR/05 sayılı SGK İnceleme Raporu’na atıfla gerçekleşen kazada müvekkil şirketlerin kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de, müteveffanın işvereni … Yol Asfaltlama Şirketi tarafından dosyaya sunulacak özlük içeriği ile de görüleceği üzere tüm çalışanlara görevleri anlatılmakta, mesleğini güvenli ve kontrollü nasıl yerine getireceği açıklandığını, müteveffanın verilen bu eğitimlere katıldığı işvereni özlük içeriği ile sabit olup ayrıca davranışlarının sonuçlarını kavrayabilecek bir kişi olan sigortalının kazaya sebebiyet veren dikkatsiz tutumunun, davalılar ile olay arasındaki illiyet bağını da kestiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; … 3. havalimanında kamyon şoförü olarak çalıştığını, çalıştığım sırada iş kazası geçirdiğini, bunun üzerine sigorta şirkete parayı verdiğini, şu anda benim aleyhine sigorta tarafından dava açıldığını, olayın meydana gelişinde hiç bir kusurunun bulunmadığını, maddi imkanının bulunmadığını, şu anda hiç bir işte çalışmadığım gibi benim herhangi bir yerden düzenli bir gelirinin bulunmadığını, dolayısıyla aleyhine açılan davanın yüksek mahkeme tarafından hem meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, hemde maddi imkanlarımın olmaması nazara alınarak aleyhime açılan davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 24.02.2022 havale tarihli 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma ödeme sonucunun kurumdan sorulması içerikli talep dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin 08.06.2022 tarihli celsede sunduğu beyan dilekçesinde davaya konu borcun yapılandırılarak ödendiği; dolayısıyla davanı konusuz kaldığının bildirildiği; buna ilişkin tüm belgelerin sunulduğu, davacı vekilinin son duruşmadaki beyanında;” dosyanın ana borcun ödenmesi nedeniyle, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilecek ise kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmesini talep ediyoruz ” şeklinde beyanda bulunduğu, söz konusu ödeme planının incelenmesinde davalı tarafından tek seferde ödenmiş olduğu; davaya konu toplam: 102.880,08 TL’nin davalı Cengiz İnşaat tarafından ödenmiş olduğu, dava değerinin üzerinde ödemenin yapılmış olduğu; dava değeri itibariyle borcunu ödeyen davalının; söz konusu yapılandırma neticesinde borcunu ödemesi neticesinde açılan davanın konusuz kaldığı; borçlarını ödemek için teşvik etme amacını güden ve yargılama aşamasında yürürlüğe giren kanun maddesinden faydalanıp borcunu ödeyen davalının, davanın açıldığı tarihte haksız olarak nitelendirilerek anılan kanunun amacına aykırı şekilde yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, davaya konu borcun, yapılandırma neticesinde dava tarihinden sonra ödendiği anlaşılmakla; davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerek 7326 sayılı yapılandırma Kanunu ve gerekse 7256 sayılı Kanun’da kurum aleyhine açılan ve yapılandırmaya başvuru koşulu olarak vazgeçilen davalarda kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği ancak söz konusu yasalarda kurum alacakları yönünden yapılandırmaya başvurulduğunda vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyeceğine dair bir madde bulunmadığı, dava kurum tarafından açılan bir alacak davası olup; davalının vazgeçtiği bir hak bulunmadığı, mahkemece bu konudaki itirazların göz ardı tutulduğu, lehe vekalet ücreti, yargılama giderleri verilmediğini, harçların eksik ve hatalı hesaplandığı belirtilerek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; dava konusu Kurum alacağının yapılandırma kanunu çerçevesinde ödenmiş olması, yapılandırmanın karşılıklı anlaşmayı içermesi, davacı Kurumun yapılandırmayı kabul ederek alacağın tamamını belirlemesi, 7326 sayılı Kanun’un ortak hükümler başlıklı 9 uncu maddesinin 13/a fıkrasının son kısmındaki “Borçlularca, bu kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi halinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez” ibaresi ile Kurumun ihtilafı sürdürememesi ile aynı maddenin 13/ç fıkrasının “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” hükmü karşısında, davanın konusunun kalmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarına bağlanan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili talebine ilişkin olup uyuşmazlık alacağın davalılardan Cengiz İnşaat A.Ş. tarafından yapılandırma kapsamında ödenmiş olması neticesinde davanın konusuz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 331’inci maddesi ve 7326 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.