Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3656 E. 2023/3964 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3656
KARAR NO : 2023/3964
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/379 E., 2021/319 K.
KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının vergi kaydının 20.06.1989 tarihinde başladığını, 10.05.2017 tarihli dilekçesi ile; Kurumdan, 20.06.1989 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatılmasını talep ettiğini, davacının talebi hakkında 04.10.2000 tarihinde yürürlüğü giren 619 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin geçici 1 inci maddesine göre 1479 sayılı Kanun’da sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde bu kanun hükmünde kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetleri bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar hükmü bulunmakta olduğundan ihya talebi hakkında işlem yapılamayacağının bildirildiği, davacının vergi mükellefi olarak kaydının bulunduğu 20.06.1989-01.01.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 4/1-b dosyasının tetkikinde davacının 619 sayılı K.H.K.’nin yürürlük tarihi olan 04.10.2000 sonrası (17.01.2006 tarihinde) kayıt ve tescil için müracaatta bulunduğunu, K.H.K.’nin yürürlük tarihi sonrası 30.12.2005 tarihi itibariyle 4/1-b tescili yapıldığı için 20.06.1989-01.01.1991 tarihleri arasına 4/1-b hizmeti verilmesine yasal imkan bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/72-2019/704 sayılı kararıyla; “davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2020/992-2020/778 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 21.06.2021 tarih ve 2020/8640- 2021/8617 sayılı kararında; “Somut olayda, davacı tarafça dava açılmadan önce, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan 10.07.2017 tarih 6.056.773 varide sayılı yazılı başvuru üzerine, başvurunun 30.05.2017 tarihli yazıyla Sosyal Güvenlik Kurumunca reddedildiği sabit olduğu, dava şartı noksanlığının bulunmadığı kabul edilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın reddine” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş olan 619 sayılı KHK’nın borçlanma hakkı için bir süre de öngörmediğin, anılan hükümle belirtilen şartları yerine getiren kişilerin maddede belirtilen sürelere ilişkin prim tutarlarını ödeyerek o döneme ilişkin süreleri sigortalı saydırabileceklerini, anılan düzenleme ile borçlanma hakkının, 4.10.2000 tarihinden sonra zorunlu sigortalı olarak Bağ-Kur’a tescil edilmiş olanlardan, daha önce vergi kaydı bulunanlara tanındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.