Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3705 E. 2023/3987 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3705
KARAR NO : 2023/3987
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3804 E., 2022/3548 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/242 E., 2022/286 K.

Taraflar arasındaki 01.07.1976 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak emekliliğe esas alınarak davacının gecikmeli emekli edilmesi nedeniyle fark aylık ve ikramiyelerin tespiti ile faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … 1. İş Mahkemesi’nin 12.07.2018 tarihli, 2015/469 E.-2017/357 K. sayılı kararı ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1976 olarak kabul edildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarih 2018/1542 E.-2018/4003 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğini, gerçekte işe başlama tarihinin 01.07.1976 olarak kesinleştiğinden bu tarih esas alınarak daha önce emekli olup, aylık almaya başlaması gerekirken idarenin hizmet kusuru sonucu emekliliği geciktiği için aylık almaya gecikmeli başladığı bilgisi verildiğini, alamadığı emekli maaşlarının ve ikramiyelerinin hesaplanarak gecikme faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etmiş olduğunu, idarenin cevap vermeyerek zımni ret verdiğini, 01.07.1976 tarihi itibariyle emekli olması gereken tarih ile idarenin hizmet kusuru sonucu gecikmeli olarak emekli edildiği tarih arasındaki emekli maaşlarının ve ikramiyelerinin tespitini ve bu tespite ilişkin gecikme tarihlerinden itibaren gecikme faizleriyle beraber (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile) 5.000,00TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 107460655 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı alan davacının dosyasının incelendiği ve dava dilekçesinde belirtilen kararlara istinaden 01.07.1976 tarihindeki bir günlük çalışmanın sisteme yüklendiğinin görüldüğünü, davacı sigortalının 06.05.2014 tarihli dilekçesi ile hizmetlerinin toplanarak ne zaman aylık bağlanacağının tarafına bildirilmesini istemesi üzerine; sigortalıya 30.06.2014 tarih 6753436 sayılı yazı ile “ilk işe giriş tarihinin 01.10.1976 olduğu, doğum tarihinin 10.06.1958 olduğu, 01.10.1976-30.05.2014 tarihler arası (4/1-b hizmeti dahil) en az 3550 gün çalışmasının bulunduğu, 60 yaşını dolduracağı 11.06.2018 tarihine kadar 3600 gün prim ödeme süresini yerine getirmesi halinde tarafına aylık bağlanabileceğinin” bildirildiğini, davacının ilk işe giriş tarihi 01.07.1976 alınarak Kurumca 506 sayılı Kanun’un geçici 81/A bendi hükümlerine göre tarafına yaşlılık aylığının bağlandığını, davacının 03.12.2019 tarih 18849392 sayılı dilekçesine, 23.03.2020 tarih 4886751 sayılı yazı ile cevap verildiğini, kurum tarafından yerine getirilen işlemler ilgili yasa ve yönetmelik doğrultusunda olduğunu ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk tahsis talebi 04.06.2018 tarihinde gerçekleşmiş ve 01.07.2018 dan geçerli olmak üzere aylık bağlandığını, bu noktada 5510 sayılı Kanun’un 28/8 hükmü karşısında kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığının tespit edildiğini, davacıya emekli aylığı bağlanmasına ilişkin kurum işlemlerinde yasa ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 04.06.2018 tarihinden önce emeklilik başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmişse de davacının 04.06.2018 tarihinden önce davalı idareye emeklilik için başvurması için öncelikle sigortalılık başlangıcının değiştirilmesi gerekli olduğunu, sigortalılık başlangıcı değişmeden müvekkilinin kanunen emekli olamayacağını bildiği halde başvurması durumunda başvurusunun reddedileceğinin açık ve net olduğunu, kabulünün de mümkün olmadığını, müvekkilinden reddedileceği açıkça anlaşılan bir başvuruda bulunmasının beklenemeyeceğini, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle geç emekli edilen müvekkilinin alamadığı yaşlılık aylıkları ve emekli ikramiyeleri ile bağlılık oranı ve faydalanamadığı zam oranları olmak üzere çok ciddi maddi zararının söz konusu olduğunu, müvekkilinin sigorta girişinin 01.07.1976 tarihinde olduğu kesinleştiğine göre sigorta girişini yanlış gösteren davalının hizmet kusuru bulunduğunun sabit olduğunu, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle doğan davacı zararlarının hesaplanarak faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… kesinleşen mahkeme kararı ile davacının sigorta başlangıç tarihi 01.07.1976 olarak tespitine karar verilmiş ve davacıya bu karara dayalı olarak yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacının önceye ilişkin tahsis talebi bulunmamaktadır. Dolayısıyla daha önce emekli olması ve fark aylıklara hak kazanması da mümkün değildir” gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.1976 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak emekliliğe esas alınarak gecikmeli emekli edilmesi nedeniyle 01.07.2014-01.03.2015 tarihleri arasında fark aylık ve ikramiyelerin tespiti ve faiziyle birlikte davacıya ödenmesi hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.