Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3710 E. 2023/4838 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3710
KARAR NO : 2023/4838
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 1. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı Kurum nezdinde 4.4120.01.01.1316038.007.18.86 sicilde işlem gören müvekkili şirketin 5510 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin a-2, c-4, e-5fıkralarındaki yükümlülüklere uyulmadığından bahisle Rehberlik ve Teftiş Bakanlığının 12.07.2019 tarih ve 104607/09/İR/09 sayılı raporuna istinaden 11.10.2019 tarih 3071165-30711655 sayılı yazılarına istinaden 1.776,00 TL, diğeri 7.110,00 TL tutarlı olmak üzere iki adet idari para cezası kesildiğini, … isimli işçinin müvekkil şirket bünyesinde 24.05.2017 tarihinde sigortalı bir şekilde işe başladığını, öncesinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, davalı kurumun işçinin aslında 23.05.2017 tarihinde sigortasız bir şekilde işe başlatıldığını, sigortasının 24.05.2017 tarihinde yapıldığı iddiası ile 5510 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin a-2, c-4, e-5 fıkraları gereği cezaların verildiğini ancak bunun kabul edilebilir olmadığını, zira işçinin 24.05.2017 tarihinde sigortalı bir şekilde işe başladığını, öncesinde müvekkil şirket bünyesinde herhangi bir çalışmasının söz konusu olmadığını, idarenin işlemenin hatalı olduğunu belirterek müvekkili şirketin prim borcu olmadığının tespiti ile davalı tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun iptaline, davalı tarafından tahakkuk ettirilen ve müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödenen toplam 12.729,65 TL tutarın ödendiği tarihten işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkili Kurum’un yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuat gereği hukuku uygun olduğunu, bu yönden davanın reddinin gerektiğini, bu davada hak düşürücü ve zamaşımı sürelerinin göz ardı edildiğini, bu yönden de davanın reddinin gerektiğini, yine iş bu davaya bakmaya görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olmadığını, kamu düzeni gereği bu sebeple de davanın reddinin gerektiğini, davacının açmış olduğu davaya ilişkin istemlerin tamamen haksız ve yersiz olduğunu, kurumda 4 4120 01 01 1316038 007 18-86 sicil sayılı dosyada işlem gören …’ne ait iş yeri ile ilgili Rehberlik ve Teftiş Kurulunun 12.07.2019 tarih ve 104607/09/İR/09 sayılı rapora istinaden … isimli sigortalının 23.05.2017 tarihli işe girişinin ve hizmetinin süresinin bildirilmediğinin tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin a-2, c-4, e-4 ve e-5 fıkrasına istinaden toplam 8.886,00 TL tutarında idari para cezası uygulandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Dahili davalı … vekili cevap dilekçesi ibraz etmemiş ancak 21.10.2020 tarihli duruşmada: davaya konu uyuşmazlığın müvekkilinin 24.05.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik/iş kazasında sigortasız çalıştığına ilişkin olduğunu, oysa müvekkilinin kaza tarihinden önce 21.05.2017 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, müvekkili tarafından … 6. İş Mahkemesine 2017/792 Esas sayılı dosya numarası ile dava açıldığını, bu dosyada bir kısım tanıklar dinlendiğini, bu dosyanın incelenmesini talep ettiklerini, bu dosyada karşı tarafın tanığının müvekkilinin sigortasının geç yapıldığını beyan ettiğini belirtmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; Davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; … isimli işçinin müvekkilinin şirket bünyesinde; 24.05.2017 tarihinde sigortalı bir şekilde işe başladığını, öncesinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, davalı kurumun, işçinin aslında 23.05.2017 tarihinde sigortasız bir şekilde işe başlatıldığını, sigortasının 24.05.2017 tarihinde yapıldığını buna istinaden 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin a-2,c-4,e-5, fıkraları gereği cezaların verildiği gerekçesinin de kabulünün mümkün olmadığını, iddialar ve verilen cezaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, somut verilere de dayanmamakta olduğunu, zira işçinin 24.05.2017 tarihinde sigortalı bir şekilde işe başladığını, öncesinde müvekkili şirket bünyesinde herhangi bir çalışmasının söz konusu olmadığını, kaldı ki bu hususta neye istinaden bu şekilde bir değerlendirme yapıldığının da bilinmediğini, idarenin bu işleminin yanlış ve hatalı olduğunu, müvekkilinin prim borcunun olmadığının tespitiyle tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali gerekirken davalarının reddine karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, yalnızca tanık beyanlarının hükme esas alınarak karar verilmesinin de hukuka ve usule aykırı olduğunu, zira tanıkların söz konusu olayın gerçekleştiği zamanda iş yerinde olmadıklarını, olayı görmediklerini, dahili davalıyla aynı zamanda çalışmadıklarını, bir kısmının da zaten dahili davalıyı tanımadıklarını beyan ettiklerini, dolayısıyla söz konusu tanık beyanlarının hükme esas alınması, dosyanın yeterince aydınlatılmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.