Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3730 E. 2023/6904 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3730
KARAR NO : 2023/6904
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 E., 2022/359 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkili aleyhine Fatih Sosyal Güvenlik Merkezinin E. Rahman – Son’s Dış Tic. Ltd. Şti.’nin prim borcu olduğu iddiası ile 6183 sayılı Kanun’a dayanarak ödeme emri düzenleyip gönderdiğini 3 adet ödeme emrine karşı kuruma başvurarak borçlu olmadığını ve ödeme emirlerinin iptalini istediğini ancak davalının 24.12.2013 tarihli cevabı ile bu talebinin ret edildiğini, esasen … 19.İş Mahkemesinin 2013/766 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığı ve 28.12.2013 tarihinde bu davanın lehine sonuçlandığını ve 06.11.2014 tarihindc kesinleştiğini, bu kararda müvekkilinin borcun tamamından değil yalnızca %0.05 oranında sorumlu olabileceğinin belirlenmiş olduğunu beyan etmek suretiyle aynı zamanda olayda zamanaşımının da mevcut bulunduğunu bildirerek sonuç olarak bahsi geçen takiplerden dolayı kurum tarafından talep edilen 35,154,41-TL’nin %0.05 oranı dışında kalan 34.978,64-TL miktardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sorumluluk durumunun kesin hüküm haline geldiğini olayda zamanaşımının bulunmadığını ve davacının sorumlu bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/11 E .2015/655 K., sayılı kararıyla; 1-Davanın kısmen kabulüne, davalı SGK Fatih Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacı aleyhine takip konusu yapılan takip kartı no:00003470 olan takip no su:2008/016816, takip kartı no:00003470 olan takip no su:2008/016816, takip kartı no:00003470 olan takip nosu:2009/010058, takip kartı no:00003470 olan takip nosu 2009/016480, takip kartı no:00003470 olan takip nosu 2009/ 038628 sayılı ödeme emirlerinde ki davalı kurum tarafından talep edilen toplam 29.856,66 TL borcun 149,25 TL lik kısmından davacının sorumlu olduğunun tespiti ile kalan borcun 29.707,41 TL lik kısmından dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti, dava konusu ödeme emirlerinden davacının sorumlu olduğu miktar dışında kalan kısmın davacı yönünden iptaline, 2-Davacının fazlaya dair talebinin reddine, 3-Davacının kötü niyet tazminatı niyetine dair yasal şartlar bulunmadığından bu konuda ki talebinin reddine, 4-Davacının taşınmazına konulan hacizin kaldırılması talebine dair, kurumdan gelen yazı cevaplarında bu konuda bir bilgi görülemediğinden bu konuda ki talebi ile ilgili bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 29.09.2020 tarihli ve 2019/1486 E. 2020/5082 K. sayılı ilamında;”dairemiz geri çevirme kararı ile ödeme emirlerinin arkalı önlü okunaklı suretleri istenilmiş ise de, gelen belgelerden davacının dava konusu ettiği 2008/16816, 2009/16840, 2009/38628, 2009/10058 sayılı ödeme emirlerinin içeriklerinin okunamaması karşısında, öncelikle, asıllarının celbi ile ödeme emrinin iptali talebi bakımından hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği hususu netleştirilmeli, bu kapsamda davacıya tebliğ tarihleri açıklıkla belirlenmelidir. Devamında, kamu alacağı nedeniyle davacının malvarlığına haciz konulabilmesi için, usulüne uygun bir tebligatın varlığı tespit edilmeli ve ancak 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi hükümlerine göre usulüne uygun şekilde tanzim ve tebliğ edilen ödeme emirleri nedeniyle kesinleşen bir takipte haciz kararının mümkün olduğu dikkate alınarak, davacının hacizlerin kaldırılmasına yönelen talebi ve mirasçılık iddiası irdelenmeli ve davacının murisinin ortağı olduğu şirkette murisin ölüm tarihi olan 08.01.2006 tarihinden öncesi bakımından, şartların oluşması halinde murisin şirketteki pay oranı ile ölüm tarihi sonrası bakımından ise, kanuni temsilcilik sıfatının varlığı halinde miras payı ile sınırlı olarak sorumlu olabileceği hususları dikkate alınarak, yapılacak irdeleme sonucuna göre davacının tüm taleplerini karşılayacak ve infazı mümkün kılacak şekilde bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, “…Celp edilen kurum kayıtları dava konusu ödeme emirleri kapsamında takibin kesinleştirilmediği ve herhangi bir tebliğ yapılamadığından haciz de uygulanmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacı tarafça … 19.İş Mahkemesi’nin 2013/766 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar sonrası 17.12.2014 tarihinde yapılan başvuru üzerine bahsedilen haciz işlemlerinin terkininin yapıldığı, ancak dava açılış tarihinde henüz buna ilişkin işlemlerin yapılmamış olması karşısında hacizlere ilişkin işlemlerin daha önceden gönderilen ödeme emirleri kapsamında yapılması ve eldeki davada iptali talep edilen ödeme emirlerine konu borçlar açısından herhangi bir haciz işlemi yapılmamış olması karşısında bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği kanısına varıldığı. ” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı SGK Fatih Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacı aleyhine takip konusu yapılan takip kartı no:00003470 olan takip nosu: 2008/016816, takip kartı no:00003470 olan takip no su:2008/016816, takip kartı no: 00003470 olan takip nosu: 2009/010058, takip kartı no:00003470 olan takip nosu 2009/016480, takip kartı no:00003470 olan takip nosu 2009/038628 sayılı ödeme emirlerindeki davalı kurum tarafından talep edilen toplam 29.856,66-TL borcun 149,28-TL’lik kısmından davacının sorumlu olduğunun tespiti ile kalan borcun 29.707,38-TL’lik kısmından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, dava konusu ödeme emirlerinden davacının sorumlu olduğu miktar dışında kalan kısmın davacı yönünden iptaline, 2-Davacının fazlaya dair talebinin reddine, 3-Davacının kötü niyet tazminatı isteminin yasal şartlar bulunmadığından reddine, 4-Davacının taşınmazına konulan hacizin kaldırılması talebine dair, kurumdan gelen yazı cevaplarında bu konuda bir bilgi görülemediğinden bu konudaki talebi ile ilgili bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7143 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi, 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu’nun 35, 55, 58 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Yargılamada kendisini vekille temsil ettiren taraf lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12 nci maddesine göre maktu miktara hükmedilmesi gerekir. Ancak tarifenin 12/2 nci maddesi hükmedilecek vekalet ücretinin kabul yada reddedilen miktarı geçemeyeceğini hüküm altına almıştır.

3.Somut uyuşmazlıkta, iptal edilen dava konusu ödeme emrine ilişkin reddedilen borç tutarı 149,25- TL olmakla, maktu vekalet ücretinin altında kaldığından, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12 nci maddesine göre kabul edilen miktarı geçmemek üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu miktara hükmedilmesi hatalı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Hüküm fıkrasının 10 no’lu bendinin silinerek yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ye göre 149,25- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.