YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3741
KARAR NO : 2023/3910
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 2011 yılında boşandığını, boşanma kararı kesinleşince babası …’dan dul yetim aylığı almaya başladığını, müşterek çocukların velayetinin kendisine verildiğini, boşandığı eşinin de çalıştığı için evde olmadığı zamanlarda gelip çocuklar ile görüştüğünü, mahalleden ve çevreden yapılan şikayet üzerine boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının iddia edilerek babasından aldığı dul yetim aylığının kesildiğini, eşinden boşandıktan sonra ayrı ev açtığını, adına kirada oturduğu için kira kontratı yaptığını ve oturduğu eve ait doğal gaz, elektrik ve su faturalarının da üzerine olduğunu, …’dan boşandıktan sonra kendisini devamlı suretle tehdit ettiğinden kendisine cebir şiddet uyguladığından dolayı şikayetçi olduğunu, ayrıca silahla tehdit ettiği için … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/662 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, bu nedenlerle davalı kurum tarafından adına tahakkuk ettirilen idari para cezasına ilişkin idari işlemin iptali ile almakta olduğu dul yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tarafına ödenmesine ve boşandığı eşinden ayrı yaşadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının davasında haksız olduğundan dolayı davacının talepleri hukuki de olmadığından, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/100 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/663 Esas, 2020/2058 Karar sayılı kararıyla;Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının eski eşiyle 2011 yılında boşandıkları, babasının 1991 yılında vefat ettiği, haklarında 28.09.2013 yılında düzernlenen Denetmen raporunda boşanmalarına rağmen birlikte yaşadıklarının tespit edildiği sonucuna varıldığı, İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve dosya kapsamından, davacı ile eski eşinin boşanma sonrasında adreslerinin farklı olması, yapılan emniyet araştırmalarında birlikte yaşadıklarına dair net bir saptama yapılamaması, sosyal güvenlik denetmenine beyanda bulunan şahısların, mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla alınan yeminli beyanlarında birlikte yaşamaya dair beyanda bulunmayışları karşısında, davacı ile eski eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edildiği, böylece mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; Somut dosyada davacı 14.12.2011 tarihinde boşanmış olup, davacıya 19.03.2012-17.10.2013 dönemine ilişkin yersiz ödeme çıkartılmıştır. Davacının ve eski eşinin 2012 ve 2013 yıllarında ikamet ettikleri adreslerden zabıta araştırması yapılarak davacı ve eski eşinin bu dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıkları tespit edilmeli, ayrıca söz konusu bu adreslerde ihtilaf konusu dönemde ikamet eden komşular tespit edilerek tanık olarak beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde bu çelişkiler giderilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kurumlardan getirtilen müzekkere cevaplarından davacı ve boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra ayrı yaşadıkları, ilgili kolluk birimince yaptırılan araştırmaya verilen cevapta davacının ve boşandığı eşinin farklı adreslerde ikamet ettiğinin bildirildiği ve konuyu bilen komşu tanıkların tespit edilemediği, taraflar arasında husumet olduğunun ceza dosyası ile de sabit olduğu, tanık beyanları ile de davacı ve boşandığı eşi …’ın ayrı yaşadıklarının anlaşıldığı, Emek Mah. Muhtarı ile yapılan görüşmede kendisinin 2014 yılından itibaren mahalle muhtarlığı yaptığını, muhtarlık dönemi içerisinde de bahse konu şahısların birlikte yaşamadıklarını beyan ettiği, … Sağlık Güvenlik Merkezince celp edilen eczane ve hastane kayıtlarından da davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarınının tespitine dair bir bulguya rastlanılmadığı, Çamlıbel Elektrik A.Ş.’den ve … Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşler Müdürlüğünden celp edilen evrakın tetkikinde bildirilen abonelik ve adres kayıtlarının farklı adresler olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup yapılan araştırma ve değerlendirmeler neticesinde davacının ve eşinin müşterek çocukları nedeniyle zaman zaman görüştükleri, ancak dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerin incelenmesinde davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadıklarına dair herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, Davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle babası … sigortalılığından bağlanan yetim aylığını kesen kurum işleminin iptaline, davacının almış olduğu yetim aylıkları nedeniyle kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 59 ncu maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.