Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/38 E. 2023/2639 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/38
KARAR NO : 2023/2639
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/89 E., 2020/281 K.

Taraflar arasındaki maluliyetin tespiti, kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların tahsiline ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davacı müvekkiline mevcut rahatsızlıkları nedeniyle davalı Kurum tarafından 01.05.2014 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi kapsamında maluliyet aylığı bağlandığını, daha sonra davalı kurumun 29.01.2018 tarihli 24033795/729/0601200116588 sayılı işlemi ile müvekkilinin malul sayılmama yönünde işlem yapıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, dava konusu kurum işleminin iptali ile 29.01.2018 tarihinden itibaren müvekkilinin tekrar malul sayılması ve buna göre mahrum kaldığı mali ve sosyal hakların yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum davaya cevap vermemiş, vekili duruşmada davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.06.2014 tarih 15027 sayılı kararıyla davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybettiğine ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun, kuruma yapılan ihbara istinaden 11/01/2018 tarih ve 1 sayılı kararıyla davacının çalışma gücünün %60 ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, davacının maluliyet aylığının bu karara istinaden durdurulduğu, mahkemece davacının maluliyet oranının ve tarihinin belirlenmesi için dosya ATK na gönderilmiş ve 3. İhtisas Kuruluna gönderilmiş bu kurul tarafından davacının “mevcut keratokonus iki taraflı ve ileri derecede görme kaybı nedeniyle 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği Ek1 C1 ve C4 maddeleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, Mevcut belgelere göre; maluliyetinin … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Sağlık Kurulu Raporu’nun düzenlendiği 24/01/2014 tarihinden başladığı, Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı” şeklinde raporun düzenlendiği ve Yüksek Sağlık Kurulu Kararı ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki bulunması sebebiyle dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca düzenlenen 09/07/2020 Tarih 1075 sayılı raporla; “… (davacının) mevcut keratokonus iki taraflı ve ileri derecede görme kaybı nedeniyle 03/08/2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği Ek1 C1 ve C4 maddeleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, (….) maluliyetinin (….) 24/01/2014 tarihinden başladığı, (….) başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı(nın) oy birliği ile” mütalaa edildiği, tüm dosya incelenip değerlendirildiğinde, ATK 2. Üst kurul raporuna göre davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, maluliyetinin 24.01.2014 tarihinden itibaren başladığı, Yüksek Sağlık Kurulu kararı sonucunda davacının maluliyet aylıklarının kesilmesi işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne davacının 29.01.2018 tarihinden itibaren yeniden malul sayılması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline ve davacının, 29.01.2018 tarihinden itibaren alamadığı maluliyet aylıklarının, her bir ay için hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya Mayıs/2014 tarihi itibariyle malüliyet aylığı bağlandığı, davacının gözünden malül olduğu gerekçesiyle aylık aldığı ancak araba kullandığı belirtilerek ihbar yapıldığı, ihbar üzerine davacının tekrar raporları alınarak, Kurum sağlık kurulunca ve YSK tarafından davacının % 60 oranında malül olmadığının belirtilip bağlanan aylığın kesildiği, bunun üzerine davacı tarafından iş bu davanın açıldığı, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Kurulunca düzenlenen raporda davacının en az % 60 oranında malül olduğunun belirtildiği ve giderek Adli Tıp İkinci Üst Kuruldan alınan rapordada yine davacının % 60 oranında malül olduğuna karar verildiği görülmekle, somut olayda, birbirini doğrulayan Adli Tıp Kurumu Üçünçü İhtisas ve Üst Kurul raporları dikkate alınarak verilen karar yerinde olduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maluliyetin tespiti, kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların tahsiline istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.