Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3827 E. 2023/3830 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3827
KARAR NO : 2023/3830
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/68 E., 2023/112 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/81 E., 2022/391 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverene ait işyerinde 02.02.2016-21.02.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak aralıksız çalıştığını ancak Kuruma bildirilmediğini beyanla çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendiren ve re sen araştırma ilkesine dayalı davalardan olduğunu, çalışmanın geçtiğinin kuşkuya mahal vermeyecek şekilde açık ve net ispatı gerektiğini, fer’i müdahil olduğu davada davanın kabulü halinde aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde belirtilen tarihler arasında çalışmadığını, kendisinin 2016 yılının 9 veya 10. aylarında işyerini açtığını, açtıktan bir süre sonra eleman ihtiyacı oluştuğunu, o yüzden davacıyı işe aldığını, davacının bulaşıkçı olarak 2 veya 3 ay çalıştığını, kendisinin, işyerini açtıktan hemen sonra davacıyı işe almadığını, işler rayına oturup baya bir zaman geçtikten sonra davacıyı işe aldığını, kendisinin, davacının sigortasını yapmak istediğini, davacının ise, evlenip boşanıp maaş aldığı ve sosyal yardım aldığı için sigorta olursa kesinti olacağından sigorta olmasını kabul etmediğini, davacı işe başladıktan 1-1,5 ay sonra evraklarını getirmesini istediğini, 15-20 gün kendisini oyaladıktan sonra evrakları getirdiğini ve sigortasını yaptığını ancak sigortasını yaptıktan sonra davacının kendisine, yardımların, nafakasının kesileceğini söyleyerek sigortasız çalışmak istediğini, bu yüzden çıkışını verdiğini ifade etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının hizmetine ilişkin olarak davalı işveren tarafından 23.10.2017 ile 26.10.2017 tarihleri arasında 4 günlük bir sigortalılık bildirildiği, başkaca bir bildirim ve başka bir kayıt söz konusunun olmadığı, ayrıca davacı tarafından da müvekkil kuruma hiçbir bildirim yapılmadığı, müvekkili kurumun kayıtlara göre işlem yaptığı, bu nedenle açılan işbu haksız davanın reddi gerektiği yerde kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı …’ya ait 1212462 iş yeri sicil numaralı işyerinden 23.10.2017- 26.10.2017 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, bunun dışında dava konusu dönemde herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmadığı, vergi dairesi kayıtlarına göre; davalının lokanta ve restoran faaliyeti üzerine işlettiği işyerinin 01.09.2015 tarihinden itibaren faaliyetine başladığı, yoklama fişi içeriğine göre de kayıtlı işe başlama tarihinin 10.10.2015 olarak göründüğü, davalı iş yerinin 23.10.2017 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığı ve bu işyerinden sadece 2017 yılı Ekim ayında sigortalı bildiriminin yapılmış olduğu, davalının duruşmadaki beyanında, davacıyı bir süre çalıştırdığını ancak davacının sigorta yapılmasını istemediği için sigortasını kısa bir süre yaptığını ifade ettiği, dinlenen tanıkların beyanlarında davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığı yönünde olduğu, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/1287 esas ve 2020/164 karar sayılı ortadan kaldırma kararında belirlendiği şeklinde komşu işyeri tanıklarının yeniden dinlendiği, tanıkların beyanlarında geçen bayanın davacı olduğunun teyit edildiği, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı …’ya ait 1212462 iş yeri sicil numaralı iş yerinde, 02.02.2016-29.02.2016 döneminde 28 gün, 01.03.2016-31.12.2016 döneminde 300 gün, 01.01.2017-22.10.2017 döneminde 292 gün, 27.10.2017-31.10.2017 döneminde 4 gün, 01.11.2017-31.12.2017 döneminde 60 gün, 01.01.2018-21.02.2018 döneminde 51 gün olmak üzere asgari ücreti üzerinden hizmet akdi ile çalıştığının anlaşıldığı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın ispatlanamadığını eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.5510 sayılı Kanun 86 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.