YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3829
KARAR NO : 2023/4315
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1546 E., 2022/1907 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskil Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/100 E., 2020/123 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı işveren vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı işveren vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.05.2007 tarihinde S.S. Sağsak Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde çalışmaya başladığını ve kooperatif tarafından 08.09.2007 tarihinde sigorta başlangıcının yapıldığını, 11.08.2018 tarihinde Kooperatif yöneticisi … tarafından iş akdinin feshedildiğini belirterek 01.05.2007 ile 08.09.2007 tarihleri arasında 4 aylık sigortası yapılmadığından, söz konusu sigortalılığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Eskil Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin (İş Mahkemesi sıfatıyla) davaya bakmakta yetkili olduğunu, ayrıca davanın tüm taleplerine karşı ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunduğunu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca hizmet tespiti yönünden davanın tefrik edilmesi gerektiğini, davacının tüm çalışmalarının Kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun hasım sıfatı olmadığını, fer’i müdahil olarak davaya kabulünün gerektiğini, davacının davalı işyerinde ihtilaf konusu dönemde çalıştığına dair resmi kayıt ve bildirim bulunmadığını, iddiasının ispata muhtaç olduğunu beyanla açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” davanın kabulü ile; davacı 43724011440 T.C. kimlik Numaralı …’nın davalı S.S. Sağsak Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne ait Sağsak Köyü Eskil/… adresinde faaliyet gösteren 68 İl Kodu, 06 İlçe Kodu, 1008378 İşyeri Sıra Numaralı işyerinde 01.05.2007-08.09.2007 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ve gerekçeli kararda kooperatifi temsilen … olarak gösterildiğini, kurumun tek başına tüzel kişiliği bulunduğunu, temsilci gösterilerek açılmış davanın husumetin yanlış taraf gösterilmesi sebebiyle usulden ret kararı verilmesini talep ettiklerini, dosyada yetkisilik kararı verildiğini ve yetkisizlik kararında yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece karara bağlanmasına hükmedildiğini, ancak yerel mahkeme kararında bu husus hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, davalı kooperatifin süt toplama işi yaptığı, süt toplama işine 2007 yılının Eylül ayında başlanması dolayısıyla süt toplama işinde çalışan davacıyı o tarihte işe aldığını, kooperatifin davacının sigortasını çalıştığı 2018 yılına kadar eksiksiz yatırdığını, mahkeme kararının tanık beyanları dikkate alınmadan verildiğini, davacı tarafın kendi tanıkları arasında dahi çelişkili ifadeler olduğunu, üzerinden 15 seneden fazla vakit geçmiş olması nedeniyle söz konusu hususa ilişkin tanık beyanlarına itibar etmenin güçleştiğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı hakkında 01.05.2007 – 08.09.2007 tarihleri arasında hizmetinin tespitine yönelik karar verildiği, verilen kararı hatalı olup bozulması gerektiği, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, hizmet tespiti davalarında sadece tanık anlatımıyla karar verilmesinin isabetli olmadığı, resmi kayıtlarda davacının çalışmış olduğuna ilişkin bilgi ve veri olmasının zaruri olduğu, davacının belirtilen tarihlerde çalıştığına dair dinlenen tanık beyanlarından başka bir envanter bulunmadığı, davacının iddiasında ise işe giriş tarihinin 2007 yılının 5.ay tarihi olduğundan bahisle bu tarihten itibaren sigortalılığın başlangıcı talep edildiği, ancak kurum kayıtlarında davacı adına belirtilen tarihte işe giriş bildirgesi verilmiş olmasına rağmen dönem bordrosu verilmesi gerekirken verilmediği, dolayısıyla prim ödenmediği, bu yükümlülüğün müvekkili kuruma ait olmadığı, prim ödemelerini işyerinin yapması bunun takibini de davacının yapması gerektiği, işveren tarafından ödeme yapılmadığı davacı tarafında da takip edilmediği, kurumun yaptığı işlemin yasalara ve hukuka uygun olduğu, kurum işleminde herhangi bir yanlışlık veya isabetsizlik bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin 04.04.2007 tarihinde kurulduğu ve 18.04.2007 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiği, toplanan delillere göre, davacının davalı iş yerinde 01.05.2007-08.09.2007 tarihleri arasında da fiili çalışmasının bulunmasına rağmen bu çalışmalarının Kurum’a bildirilmediği, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından “hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.05.2007 ile 08.09.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen taraf ve kamu tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.