YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3886
KARAR NO : 2023/4204
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1278 E., 2023/204 K.
KARAR :Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/380 E., 2020/640 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanmasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 3400017153581 sigorta sicil numarasına kayıtlı olduğunu ve 01.05.1987 sigorta başlangıç tarihli olması dolayısıyla emeklilik şartlarının 50 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5375 gün prim ödeme gün sayısı olması sebebiyle 22.05.2018 tarihinde davalı Kurumdan 4/a kapsamında yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu ancak fazladan Bağ-Kur primi ödediği için yaşlılık aylığı talebinin hizmet birleştirilmesi yapılarak Bağ-Kur (4/b) kapsamında değerlendirildiğini ve 51 yaşında emekliliğe hak kazanacağını da belirtilerek talebinin Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezinin 06.07.2018 tarihli 7322928 sayılı yazısıyla reddedildiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin bu yönde olması koşuluyla zorunluluk olmadığını ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2014/26455 E. 2015/5870 K. sayılı, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2011/12156 E. 2013/2795 K. sayılı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu belirterek tarafına 22.05.2018 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını ve alması gereken aylıkların da yasal faizleriyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının sigortalılık süresi incelendiğinde 51 yaşını doldurmadığının tespit edildiğini ve kurum tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davanın kabulü ile;
Davacının 01.06.2018 tarihi itibari ile 4/a kapsamında yaşlılık aylığı hak kazandığına tespiti ile;
Ödenmemiş yaşlılık aylıklarının 01.09.2018 tarihinden itibaren her bir aylık için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Özetle; dava açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesi gerektiğini, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için 51 yaşını doldurması gerektiğini, Kurum İşleminin hukuka uygun olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacıya 4/a hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanmayacağı uyuşmazlık konusudur.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.