Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3890 E. 2023/4580 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3890
KARAR NO : 2023/4580
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1716 E., 2023/250 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2022/26 K.

Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17.04.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle çalıştığı şirket olan Yeni Topçuoğlu Petrol Ürünleri İnşaat Nak. Hafriyat Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine … 23. İş Mahkemesi’nin 2016/119 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesi istemi ile dava açtığını, açtığı bu davada Sosyal Sigortalar Kurumunca belirlenen % 5.2 maluliyet oranına itiraz ettiklerini ve bu itiraz üzerine dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine gönderildiğini ve bu Dairenin müvekkilinin maluliyet oranını E cetveline göre %15 olarak tespit ettiğini, bu Daireden gelen karara da davalı tarafça itiraz edildiğinden dosyanın bu kez de Adli Tıp İkinci Üst Kuruluna gönderildiğini, İkinci Üst Kurulun da maluliyet oranını %15 olarak belirlediğini, böylelikle müvekkilinin maluliyet oranının %15 şeklinde kesin olarak hesaplandığını, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun vermiş olduğu karar doğrultusunda %15 maluliyet oranının esas alınması ve müvekkilinin maluliyetinin bu orana çıkarılarak bu oran üzerinden müvekkiline gelir bağlanması ve gerekli işlemlerin yapılması için G.O.P Sosyal Güvenlik Merkezine yaptıkları başvurunun Kurumca yasaya ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun vermiş olduğu karar doğrultusunda müvekkilinin iş göremezlik oranının %15 olarak tespiti ile kaza tarihinden itibaren müvekkilin maluliyetinin bu oran esas alınarak (kaza tarihinden itibaren) müvekkiline gelir bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili Kurum aleyhine açılmış olan iş bu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığından dolayı davanın usulden reddini talep ettiklerini, Kurum tarafından sigortalının maluliyet oranının bilinmediğini, davacının yasal süresi içerisinde dava açmamakla maluliyet oranını kabul ettiğini, mevcut dava ve delilleri ışığında davacının maluliyet oranını bilmediğinin kabul edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde iş göremezlik derecesinin %5,2 olarak tespit edildiğini belirttiğini, böylelikle tespit edilen iş göremezlik derecesinin davacı tarafından bilinmekte olduğunun ikrar edildiğini, bu hali ile maluliyet oranının herhangi bir yargı yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğini, 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde maluliyet oranına itiraz davası açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden incelenerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının, (dava dışı) işvereni Yeni Topçuoğlu Petrol Ürünleri İnş. Nak. Hafriyat Gıda San. Dış. Tic. Ltd. Şirketini de davada taraf olarak göstermesi gerekir iken sadece müvekkili Kurumu hasım olarak göstermesinin de hatalı olduğunu, bu nedenle işverenliğin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacının iddia ettiği iş kazasının 17.04.2015 tarihinde gerçekleştiğinin belirtildiğini, davacının maluliyet oranının değişmesinin /artmasının 17.04.2015 tarihindeki iş kazasıyla illiyet bağının da araştırılması gerektiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan tespitlerin 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak yapıldığını, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı hakkındaki esasların bu tüzükte belirtildiğini, dolayısıyla mahkemece gerçekleştirilecek tespitlerde de bu tüzük hükümlerinin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi özetle; davanın kabulü ile; davacı …’ın 17.04.2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sebebiyle gerçekleşen sürekli iş göremezlik oranının %15,0 (yüzde on beş) olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, YSK raporu ile Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun raporu arasındaki çelişi giderilmeden dosyanın karara çıkartıldığını, adli tıp kurumundan yeni bir rapor alınmaksızın eski adli tıp kurumu raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kurumun tespit ve kabul ettiği maluliyet oranında herhangi bir hata bulunmadığını ve müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeler doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.