Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/396 E. 2023/961 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/396
KARAR NO : 2023/961
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2255 E., 2022/1712 K.
DAVALILAR : 1-…
vekili Avukat …
2- …Unlu Mamul ve Gıda Sanayi İnşaat Turizm Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.07.2017
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/706 E., 2022/541 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette davalı kurumun 2009 yılının temmuz ayından beri sigortalı çalışanı olduğunu, 07.11.2016 tarihinde çıkışının yapıldığını, fakat ilgili kurumda müdür sıfatıyla görev yapmasına ve buna uygun ücretle çalıştırılmasına rağmen bir işçi gibi asgari ücret üzerinden bordrosunun gösterildiğini ve sigorta primleri bu miktar üzerinden yatırıldığını, müvekkilinin maaşının asgari ücret tutarındaki kısmının maaş hesabına kalan kısmının ise elden ödendiğini, müvekkilinin 2017 yılında net maaşının 2.600,00 TL olduğunu, müvekkilinin işten ayrıldıktan 10 gün sonra bir ibraname imzaladığını ve kendisine 26.237,67 TL verildiğinin belirtildiğini, her ne kadar TBK m. 470 gereği geçerli bir ibraname fesih tarihinden en az 1 ay sonra yapılmış olmalıysa da geçersiz ibranamede belirtilen miktar için Yargıtay yerleşik içtihatlarınca ibraname makbuz hükmündedir. Eğer müvekkilinin maaşı, bordroda gösterilen miktar kadar olsaydı alacağı kıdem tazminatı bu miktarın ancak yarısı kadar olacaktı, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalı şirkette çalıştığı dönemdeki gerçek maaşının tespiti ile SGK kayıtlarının bu doğrultuda düzeltilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalılara yüklelilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili, yasal düzenleme gereği, bu tip davalarda müvekkili kurumun davalı gösterilmeyeceğini, asıl davalı işveren yanında davaya feri müdahil olarak dahil olanacağını, bu sebeple husumetin yanlış gösterildiğini belirterek HMK 115 maddesi gereğince açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, haksız olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ddiaları kabul etmediklerini, davacının bordrolarda görülen ücreti ile çalıştığını, elden verilen fark ücretin olmadığını, ayrıca davacının iddiaları zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile …”davacının davalı işyerinde çalıştığı 2009-07.11.2016 tarihleri arasındaki hizmet süresine ilişkin çalışmaları yönünden SGK’ya bildirilen asgari ücret dışında daha fazla ücret aldığı yönündeki iddiasını 2016 yılındaki dışındaki aldığını iddia ettiği ücretlerin senetle ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle davacı tarafça yazılı belge sunulmaması nedeniyle ispatlayamadığı, 2016 yılında aldığını iddia ettiği ücreti yönünden ise davacı tarafça sunulan ve davalı tarafça kabul edilen ibraname niteliğindeki belge makbuz hükmünde kabul edilmiş ise de bu tarih yönünden de davacının asgari ücret üzerinde ücret ile çalıştığı yönündeki iddiasını tanık beyanları ve emsal ücret araştırması doğrultusunda ispatlayamadığı anlaşıldığı” gerekçesiyle,
Davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça davacıya 26.237,00 TL lik kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının sabit olduğunu, davacının asgari ücret aldığına dair tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, işyerinde maaşların asgari ücret kısımlarının banka kanalı ile ödenip asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini, davacı ile aynı birimde çalışan tanık … ve … ‘nun beyanlarının dikkate alınması gerektiğini ve davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, 288, 289, 292 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 ve 202 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.