Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4005 E. 2023/4760 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4005
KARAR NO : 2023/4760
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3617 E., 2022/3316 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/257 E., 2021/857 K.

Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; Kuruma arz ettiği, tevkifat sorumlusu … Sebze ve Meyve komisyoncusu tarafından düzenlenen Tevkifat Kesinti listesinde ad ve soyadının bulunduğu halde kimlik bilgilerinin olmaması, aynı ad ve soyadına sahip Gazipaşa nüfus kayıtlarında 3 kişinin olması sebebiyle kendi adına kesilen müstahsil makbuzlarındaki Bağkur kesintilerinin davalı Kurum kayıtlarına işlenmediğini, hala tarım işi ile uğraştığını ve geçimini bu şekilde sürdürdüğünü, Kurumca bahsi geçen diğer … isimli kişilerin bu işle uğraşıp uğraşmadığı hususlarına nüfus kayıtlarından Kurumun araştırma yapması gerektiğini, bu şekilde kendisinin mağdur edildiğini, haklarının kendisine verilmediğini, sattığı ürünlerin makbuzlarını kuruma ibraz ettiğini beyan ederek, 2926 sayılı Kanun’a göre ilk tevkifat kesinti tarihini takip eden 01.02.2000 tarihinden itibaren Tarım Bağkur’lusu olarak hizmetinin başlatılmasına, bu tarihten 01.01.2012 tarihine kadar arada geçen sürelerin hizmetten sayılmasına, yatırılmayan prim gün sürelerine ait prim gün borcunun kendisine tebliğ edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı tarafından davalı kuruma yazılı bir müracaat olmadan dava açılmış ise dava şartı eksikliğinden davanın reddinin gerektiğini, tevkifat sorumlusu … Sebze ve Meyve Komisyoncusu tarafından davalı kuruma gönderilen 2000/02 dönemine ait tevkifat kesinti listelerinde … adında bir şahıstan tevkifat kesintisi yapıldığının, fakat yapılan araştırmada … adında üç kişinin kaydına rastlanıldığını, bu nedenle tevkifata istinaden yapılan kesintinin kime ait olduğu kesin olarak tespit edilemediğinden davacının davalı kurumdan tevkifata istinaden geriye yönelik tescile ilişkin talebinin kabul edilmediğini, davanın zamanında açılmaması nedeni ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
a) Tevkifat sorumlusu dava dışı komisyoncu … tarafından kurum hesabına yatırılan 2000 yılı Şubat ve Mayıs aylarına ait tevkifat listesinde yer alan “…” nın davacı … olduğunun tespitine,
b) Davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı 2000 yılı Şubat ayını takip eden ay başı olan 01.03.2000 tarihinden 31.12.2000 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
c) Fazlaya ilişkin talebin reddine, ” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının öncelikle kuruma başvuru şartını yerine getirmemiş olduğunu, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanında açılmaması nedeni ile hak düşürücü süre ve zaman aşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kurumca yapılan işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, haksız ve yersiz açılan, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2000 yılı Şubat ve Mayıs aylarına ait tevkifat bildirim listelerinde adı geçenin davacı olduğunun tespiti ile davacının 01.02.2000- 01.01.2012 tarihleri arasında Tarım Bağkur sigortalısı olarak sayılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle nüfus kayıtlarından tespit edilen ve tanık olarak beyanlarına başvurulan … isimli şahısların ifadelerinde tarımcılık ile uğraşmadıklarını belirtmeleri, kamu tanığı olarak beyanına başvuruluan komisyoncu … tarafından da tevkifat listelerindeki kişinin davacı olduğuna dair beyanda bulunulması, davacının tarımsal faaliyetinin bulunduğuna dair gelen kayıtlar ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.