Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4053 E. 2023/4662 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4053
KARAR NO : 2023/4662
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/280 E., 2023/13 K.
KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yanında çalışan …’nun 28.03.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve davalı Kurum tarafından maluliyetinin %14,3 olarak belirlendiğini, ancak bu oranın fazla olduğunu ileri sürerek, maluliyet oranın yeniden tespitini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, kurumca yapılan işlem ve eylemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili, meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan …’daki %14,3 şeklindeki maluliyet oranının az olduğunu, daha fazla olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/120-2022/111 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 17.06.2021 tarihli raporu ile davalı …’nun 28.03.2015-15.08.2018 tarihleri arasında % 14,3 oranında malul olduğu, bu tarihten sonra ise maluliyet oranının % 0 olduğunun belirlenmesi karşısında, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne dair karar tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek, yanılgılı değerlendirme ile verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli ve 2022/280-2023/13 E.K. sayılı kararı ile; yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya münderacatına göre, ATK 2. Üst Kurulunun 29.06.2021 tarihli rapor içeriğinde, davalı …’nun maluliyetinin muayene tarihi olan 15.08.2018-28.03.2015 tarihleri arasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun %14,3’lük oranının uygun olduğu tespit edilmekle, kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Adli Tıp Kurumunca yapılan belirlemenin soyut, gerekçesiz, bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu ve kabul etmediklerini, bu hususta yapılan itirazların da nazara alınmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı işveren nezdinde çalışırken geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanan dahili davalı …’nun sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 5510 sayılı Kanun’un 18 inci ve 95 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.