Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4068 E. 2023/4306 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4068
KARAR NO : 2023/4306
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3455 E., 2022/3997 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/141 E., 2022/397 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait “Yeni Mahalle Atatürk Caddesi No:24/1 Honaz/Denizli” adresinde bulunan Honaz Mal Müdürlüğü’ne kayıtlı işyerinde 10.09.2018 tarihinde unlu mamuller, pasta, tatlı ve börek ustası olarak çalışmaya başladığını ve 01.08.2019 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin daha sonra işten çıktığında sigorta kayıtlarının olmadığını ve işveren tarafından sigortasının yatırılmadığını fark ettiğini, bunun üzerine 02.12.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne başvurduğunu, 11.12.2019 tarihinde de davalıya ve işyerine ait bilgileri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün bilgisine sunduğunu, her ne kadar söz konusu dilekçeleri SGK’ya teslim edilmiş ise de aradan geçen sürede kendilerine bir bildirim yapılmadığını ve talepleri ile ilgili bir işlem de yapılmadığını, yargılama aşamasında toplanacak deliller ile sabit olacağı üzere müvekkilinin davalı işveren tarafından sigorta kaydının yapılmadığını ve sigortasının yatırılmadığını, kamu düzenini ilgilendiren bu durumun müvekkilinin maddi olarak büyük kaybına yol açacak nitelikte olup müvekkilinin emeklilik vs. işlemleri sırasında da mağduriyetine neden olacağını, hizmet tespiti davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan tüm delillerin resen araştırılmasını talep ettiklerini beyanla; müvekkilinin 10.09.2018-01.08.2019 tarihleri arasında davalının yanında çalıştığının tespiti ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf, dava dilekçesi ve ekleri usulünce tebliğ edilmekle birlikte davaya cevap dilekçesi vermemiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili, davada müvekkili Kurumun feri müdahil olarak bulunduğunu, davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde davalıya ait işyerinde hiçbir çalışmasının ve işe giriş bildiriminin bulunmadığının görüldüğünü, bir kişinin sigortasız çalıştığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mesnetten yoksun haksız davanın reddini dilediklerini, öncelikle, davanın, hizmet tespiti davası olduğunu, davacı tarafın davacının 10.09.2018-01.08.2019 tarihleri arasında da davalı işyerinde çalıştığını iddia etmekte olduğunu, davacının fiili çalışma olgusunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde yazılı-kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, işverenin işe giriş bildirgesi verme yükümlülüğünün yanında işçinin de SGK’ya işe giriş bildiriminde bulunma yasal hakkının bulunduğunu, bu bakımdan davacının kusurunun bulunduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak hak elde edemeyeceğini, davacının Kuruma giriş bildirgesi vermediğini, işverenin bildirge vermesi için de bir girişimde bulunmadığını, dolayısıyla hukuksuzluğa göz yuman davacının haklı olmadığını, davacının işe giriş bildirgesi dahi bulunmaz iken sadece taraflı ve davacıyı koruyan tanık beyanlarına dayalı olarak bu hizmet tespiti davasını ispat edebilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yazılı ve kesin delillerle davanın ispatlanmasının şart olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; belirtilen tespitler karşısında, yargılama sırasında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalılık hizmetlerinin tespiti talep edilen uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde tam süreli ve aralıksız olarak fiilen çalıştığı yönündeki iddiası, Yargıtay’ın içtihadında öngörüldüğü şekilde hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığı yönündeki iddiasının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilemediği değerlendirildiğinde ve dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 10.09.2018-01.08.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
Somut dosyada; davacı 10.09.2018-01.08.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece çalışmanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada dinlenen bordro tanığı … kendi çalıştığı dönemde davacının da kesintisiz olarak imalat bölümünde iş kazası geçirdiği tarihe kadar çalıştığını, davacı ile birlikte… isimli kişinin de çalıştığı, diğer bordro tanığı … ise davacının yevmiye usulü çalıştığını beyan etmişlerdir. Bordro tanıkları davacının çalıştığını doğrulamakla birlikte çalışmanın şekli ve süresi yönünden farklı beyanlarda bulunduklarından bordro tanıklarının beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli,… isimli çalışan tespit edilerek beyanı alınmalı, zabıta marifetiyle komşu iş yerleri sahipleri ve çalışanları tespit edilerek tanık olarak dinlenilmeli, tanıklara ilişkin çalışma kayıtları, hizmet cetvelleri celp edilmek suretiyle tanık beyanları denetlenmeli, yapılacak değerlendirmede davalı iş yerinin fırın ürünleri imalatı iş yeri olduğu, bordroda sadece iki kişinin bildirilmiş olduğu, iki kişinin çalışmasıyla iş yeri faaliyetinin devam edip etmeyeceği gibi hususlarda göz önünde bulundurulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.