YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4153
KARAR NO : 2023/4773
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1310 E., 2022/1567 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/15 E., 2019/88 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurumun 5606467615608742 sayılı ödenmiş olan sigorta primlerinin gelir kaydedilme işleminin iptali ile davalı SGK’nın kendi yapmış olduğu hata sebebiyle haksız ve yersiz olarak tahsil edilen 48.900,00 TL (fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere) tutarındaki sigorta primlerinin 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi hükümleri gereği, 01.02.2015 tarih itibariyle yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının da şüpheli sıfatı ile aralarında bulunduğu, müvekkili kurum tarafından … Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayette şüphelilerin hak etmedikleri halde hizmet kazandırılarak yaşlılık aylığı kazandırmaya çalışıldığına ilişkin soruşturma başlatıldığını, kurum müfettişlerince düzenlenen raporda 10.08.2015 tarih ve 15/SR/01 sayılı soruşturma raporunda hiçbir belgeye dayanmaksızın bazı şahıslara haksız hizmet süresi kazandırıldığının ve bu sürelere ilişkin yapılandırma yapılarak taksit ve peşin olmak suretiyle primlerin tahsil edildiğinin tespit edildiğini, şüphelilerin resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği değerlendirildiğinden haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, çalışmaları fiili olmadığı halde SSK ya bildirilen kimsenin çalışmaları tespit halinde iptal edildiğini, eğer kişinin ilk defa kuruma tescil ettirilmişse sigorta sicil numarasının da iptal edildiğini, kişinin emekli olmuşsa kendisine kurumca bağlanan aylık veya gelirlerinin iptal edildiğini ve yasal faizi ile kendisinden geri talep edildiğini, gerçek dışı sigortalı bildirilen kişinin isteğe bağlı sigortaya prim ödemişse belirtilen primlerinin sigortalıya iade edilmediğinin ve Borçlar Kanun’un 64/56 maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince kuruma gelir kaydedildiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde yapılmış olduğunu, iddia olunan hususların yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…… sicil numaralı 4-b sigortalısı … dosyasında 01/10/1987 tarihli muhtar kaydına istinaden 01/01/1987 tarihi itibariyle tescilinin yapıldığı, 16/12/2014 tarihinde dosyasının … T.C.kimlik numaralı … olarak değiştirildiği, davacının 01/01/1987 tarihinde herhangi bir başvurusu bulunmamasına rağmen kendisine haksız olarak hizmet kazandırıldığı, ancak davacının bu doğrultuda herhangi bir kuruma başvurusunun bulunmadığı, davacının sigorta sicil dosyasının incelenmesinde ilk olarak 19/01/2015 tarihinde yapılandırma talebinde bulunduğu, 05/02/2015 tarihinde Kuruma sigortalılık için başvuruda bulunduğu, 05/02/2015 tarihinde 2.164.176 evrak kayıt numarası ile kurum kayıtlarına işlenen 4/B sigortalılık belgesinde davacının 03/08/2001 tarihinden itibaren … Şahinbey Ziraat Odası Başkanlığı’nda kaydının bulunduğunun oda tarafından bildirildiği, davacının Kurumu yanıltarak haksız hizmet kazandırılmasını sağlayacak herhangi bir evrak ibraz etmediği, ülkemizdeki eğitim durumu nazara alındığında tarım faaliyeti ile uğraşan kişilerin tarım işi ile uğraşmaları nedeniyle sigortalılık talebinde bulunarak mahkemelerimizde de geçmişe dönük sigortalılığın tespiti amacıyla davalar açtıkları, bu nedenle davacının ihya başvurusuna davalı kurum tarafından borç çıkarılması ve bu borcun sigortalı olmak gayesi ile davacı tarafından ödenmesinin hukuka ya da ahlaka aykırı bir ödeme olarak nitelendirilmemesi gerektiği, aksinin kabulünün sigortalı olma gayesi ile dava açan her kişinin mahkemelerden hukuka ya da ahlaka aykırı bir talepte bulunması olarak değerlendirilmesi gerektiği, oysa ki sigortalı olmanın Anayasal bir hak olması ve vatandaşların kanunları bilmemesinin hukuka ya da ahlaka aykırı bir amaç olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki yukarıda da yer verildiği üzere davacının Kuruma başvurusunda herhangi bir gerçeği yansıtmayan, sahte bir belge ibraz etmediği, yine 5510 sayılı Yasanın 89.maddesinde yanlış veya yersiz alınmış olan primlerin kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından itibaren yasal faizi ile birlikte ilgilisine iadesinin düzenlendiği hususları göz önüne alınarak mahkememizce davacı aleyhine devam eden … 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/203 Esas sayılı dosya sonucunun beklenilmesine yer olmadığına karar verilerek…. sicil numaralı 4-b sigortalısı … dosyasında 01.10.1987 tarihli muhtar kaydına istinaden 01/01/1987 tarihi itibariyle tescilinin yapıldığı, 16.12.2014 tarihinde dosyasının … T.C.kimlik numaralı … olarak değiştirildiği, davacının 01.01.1987 tarihinde herhangi bir başvurusu bulunmamasına rağmen kendisine haksız olarak hizmet kazandırıldığı, davacının sigorta sicil dosyasının incelenmesinde ilk olarak 19.01.2015 tarihinde yapılandırma talebinde bulunduğu, 05.02.2015 tarihinde Kuruma sigortalılık için başvuruda bulunduğu, 05.02.2015 tarihinde 2.164.176 evrak kayıt numarası ile kurum kayıtlarına işlenen 4/B sigortalılık belgesinde davacının 03.08.2001 tarihinden itibaren … Şahinbey Ziraat Odası Başkanlığı’nda kaydının bulunduğunun oda tarafından bildirildiği, davacının Kurumu yanıltarak haksız hizmet kazandırılmasını sağlayacak herhangi bir evrak ibraz etmediği, ülkemizdeki eğitim durumu nazara alındığında tarım faaliyeti ile uğraşan kişilerin tarım işi ile uğraşmaları nedeniyle sigortalılık talebinde bulunarak mahkemelerimizde de geçmişe dönük sigortalılığın tespiti amacıyla davalar açtıkları, bu nedenle davacının ihya başvurusuna davalı kurum tarafından borç çıkarılması ve bu borcun sigortalı olmak gayesi ile davacı tarafından ödenmesinin hukuka ya da ahlaka aykırı bir ödeme olarak nitelendirilmemesi gerektiği, aksinin kabulünün sigortalı olma gayesi ile dava açan her kişinin mahkemelerden hukuka ya da ahlaka aykırı bir talepte bulunması olarak değerlendirilmesi gerektiği, oysa ki sigortalı olmanın Anayasal bir hak olması ve vatandaşların kanunları bilmemesinin hukuka ya da ahlaka aykırı bir amaç olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki yukarıda da yer verildiği üzere davacının Kuruma başvurusunda herhangi bir gerçeği yansıtmayan, sahte bir belge ibraz etmediği, yine 5510 sayılı Yasanın 89.maddesinde yanlış veya yersiz alınmış olan primlerin kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından itibaren yasal faizi ile birlikte ilgilisine iadesinin düzenlendiği hususları göz önüne alınarak mahkememizce davacı aleyhine devam eden … 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/203 Esas sayılı dosya sonucunun beklenilmesine yer olmadığına karar verilerek” davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının arasında bulunduğu bir kısım şüphelilerin yargılamasının devam ettiği 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/203 esas sayılı dosyasının henüz karara çıkmadığını, mahkemenin ceza dosyasını beklemeden karar vermesinin hukuka uygun olmadığını, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bir an için vekalet ücreti hükmedileceğini kabul etsek bile nisbi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin … 5.İş Mahkemesinin 22/02/2019 tarih 2016/15 Esas 2019/88 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.