YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4168
KARAR NO : 2023/5324
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1592 E., 2023/290 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/348 E., 2022/124 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.06.2013 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile yurt dışında geçen sürelerinden bir kısmını 4/1-b kapsamında, 30.06.2014 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile 4/1-a kapsamında borçlanma talebinde bulunduğunu, 13.07.2015 tarihli dilekçe ile de Kurumun 2015/4 sayılı genelgesi uyarınca 06.06.2013 ve 30.06.2014 tarihli borçlanma taleplerinin borçlanılacak gün ve sürelerini 27.04.1980 – 12.09.1990 tarihleri arasına ilişkin 3735 gün 4/1-b kapsamında, 13.09.1990 – 18.03.1994 tarihleri arasına ilişkin 1265 gün 4/1-a kapsamında olacak şekilde değiştirdiğini, Kurumun 28.08.2015 tarihli yazısı ile 27.04.1980 – 16.03.1994 tarihleri arasına ilişkin 5000 gün olacak şekilde 4/1-a kapsamında ve günlük borçlanma bedeli 12,096 TL olmak üzere tahakkuk cetveli düzenlendiğini ve ödenmek üzere davacıya gönderdiğini, ancak davalı Kurum tarafından 13.07.2015 tarihli düzeltme dilekçesi dikkate alınmadığından ve günlük borçlanma bedeli de hatalı tesbit edildiğinden sözkonusu tahakkuk cetveline 10.09.2015 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, davacının hak kaybına uğramamak için hatalı tahakkuk cetveline istinaden SSK sicili üzerinden 1265 gün karşılığı 15.301,44 TL’nı 18.09.2015 tarihinde davalı kurum hesabına ödediğini, akabinde davalı Kurumun 12.10.2015 tebliğ tarihli yazısı ile itirazlar doğrultusunda tahakkuk cetvelinin düzeltildiğini, 13.09.1990 – 17.03.1994 tarihleri arasına ilişkin 1265 gün için 4/1-a kapsamında tahakkuk cetveli düzenlediğini, bunun üzerine davacının hatalı tahakkuk cetveline göre fazla ödediği 850,00 TL’nin tarafına iadesini talep ettiğini, bu arada 06.06.2013 tarihli ilk borçlanma talebine binaen halen tahakkuk cetveli düzenlenmemiş olduğundan 22.10.2015 tarihli dilekçe ile borçlanma talebinin gereğinin yerine getirilmesinin talep edildiğini, davalı Kurumun 22.10.2015 tarihli yazısı ile Bağ-Kur borçlanmasına yatırılan 15.301,44 TL.nin Bağ-Kur hizmetlerine yüklendiği, fazla ödeme sözkonusu olmadığının bildirildiğini, ancak davacıya Bağ-Kur borçlanması ile ilgili herhangi bir tebligat yapılmadığından ve SSK tahakkukuna istinaden SSK sicili üzerinden ödenen borçlanma bedelinin Bağ-Kur hizmetlerine işlenmesinin hatalı işlem olduğunu, bu hususta Kuruma itiraz dilekçesi verilmiş ise de itirazlarının reddedildiğini, daha sonra Kurumun 13.06.2016 tarihli yazısı ile cevap verdiğini ve Bağ-Kur kapsamında 27.04.1980 – 11.09.1990 tarihleri arasına ilişkin 3735 gün olacak şekilde düzenlenen tahakkuk cetvelinin ödeme yapılmak üzere davacıya gönderdiğini, davacı tarafından da tahakkuk cetveline istinaden 38.987,42 TL’nı 04.08.2016 tarihinde Kurumun banka hesabına ödediğini, davacının 29.08.2016 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, talebin davalı Kurum tarafından reddedildiğini, Kurum işlemlerinin hatalı ve hukuka uygun olmadığını beyanla, davacının borçlanmak suretiyle SSK sicili üzerinden yapmış olduğu 1265 günlük ödemenin 4/1-a kapsamında düzenlenen 12.10.2015 tebliğ tarihli tahakkuk cetveline aktarılması gerektiğinin tespitine, borçlanmak suretiyle ödenen 1265 prim gününün 13.09.1990 – 17.03.1994 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tespiti ile fazladan ödenen 850,00 TL’nın davalı Kurumdan istirdadına, davacıya 01.09.2016 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, yetki, görev, husumet, hak düşürücü süre, kesin hüküm ve derdestlik itirazında bulunduklarını beyan etmiş, davacının talebinde haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulüne,
1-Davacının borçlanmak suretiyle yaptığı 1265 günlük ödemenin 4/1-a kapsamında düzenlenen 12.10.2015 tebliğ tarihli tahakkuk cetveline aktarılması gerektiğinin ve borçlanmanın geçerli olduğunun tespitine,
2-Davacı tarafından kuruma fazladan ödenen 850,00 TL’nin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.09.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının 28.09.2015 tarihinde yatırdığı tutarın Bağ-Kur borçlanmasına ilişkin olduğu, SSK borçlanmasına ait tebligatın ise davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafça süresinde borçlanma bedelinin ödenmediğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle borçlandığı 1265 günlük sürenin 4/1-a kapsamına aktarılarak geçerli olduğunun tespiti ile fazladan ödediği 850,00 TL’nin iadesi ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı adına düzenlenen yurtdışı borçlanma tahakkuk cetvellerinde ve davacı yanca yapılan ödemelere ait dekontlarda yer alan SSK ve Bağ-Kur sicil numaralarının davacının talebi gibi olduğu, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.