Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4172 E. 2023/4772 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4172
KARAR NO : 2023/4772
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3256 E., 2023/63 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/241 E., 2022/303 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren yanında vale olarak 01.08.2003- 28.06.2011 tarihlerinde (Hafta İçi sabah 09:00-akşam 24:00 arası, haftasonu sabah 09:00, akşam 01:00-01:30 arası) çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etti

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunarak davacının iddia ettiği süre içinde müvekkiline ait işyerinde değil, değişik unvanlı işyerlerinde ayda otuz gün sigortalılık bildirimi yapılmak üzere tam süreli olarak çalıştığını, çalışma iddiasının çelişkili olduğunu, tam süreli çalışan bir kimsenin aynı süreler içinde başka işyerinde çalışmasının imkansız olduğunu, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, müvekkiline ait restoranın otoparkı veya araç park edilebilecek bir bahçesi bulunmadığını, müşterilerine de otopark hizmeti sunma gibi bir imkanı bulunmadığını, müşteri olarak gelenlerin sokaklarda devlete ait kaldırımların kenarına park yaptıklarını, ancak bu şekilde park yapan kişilere yardım eden onlardan arabalarının anahtarlarını alarak sokaklarda boş buldukları yere araçları götürüp park eden kişilerin bu şekilde geçim sağladıklarını, davacının 2006 senesinde müvekkili tarafından tanınan ve daha çok müvekkilinin restoranına gelen müşterilere park konusunda yardım eden ancak yine müvekkiliyle bir işçi işveren ilişkisi içinde değil de kendi adına hareket eden Metin Yayla isimli kişinin yanına ona yardım etme maksadıyla arada sırada bu sokağa gelmeye başlayan birisi olduğunu, davacı ve kardeşinin sonraki tarihlerde Metin Yayla’nın bu civardan ayrılmasıyla onun üstlendiği park yardımı işlerine sahip çıktıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “.. davacı …’nın 24/04/2006 tarihinde davalı işyerine ait restoranda, otopark görevlisi olarak çalışmaya başladığı, 28/06/2011 tarihine kadar mesaiden sonra akşamları çalıştığı, davacının gündüzleri başka işyerinde çalıştığı, akşamları ise davalı işyerinde otopark görevlisi olarak çalıştığı ancak işveren tarafından çalışmalarının SGK’ya bildirilmediği, dinlenen bordro tanıklarının beyanları, SGK kayıtları ile gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 13.09.2022 tarihli rapordan anlaşılmakladavacı …’nın 24/04/2006 tarihinde davalı işyerine ait restoranda, otopark görevlisi olarak çalışmaya başladığı, 28/06/2011 tarihine kadar mesaiden sonra akşamları çalıştığı, davacının gündüzleri başka işyerinde çalıştığı, akşamları ise davalı işyerinde otopark görevlisi olarak çalıştığı ancak işveren tarafından çalışmalarının SGK’ya bildirilmediği, dinlenen bordro tanıklarının beyanları, SGK kayıtları ile gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen rapordan anlaşıldığı,” gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulü ile, 24.04.2006 – 28.06.2011 tarihleri arasında 1080833.06 sicil nolu davalıya ait işyerinden 2006 Nisan ayında 7 gün, 2006 Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim – Kasım – Aralık aylarında 30’ar gün, 2007 Ocak – Şubat – Mart – Nisan – Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim – Kasım – Aralık aylarında 30’ar gün, 2008 Ocak 30 gün – 2008 Şubat 30 gün- 2008 Mart 30 gün – 2008 Nisan 30 gün – 2008 Mayıs 30 gün – 2008 Haziran 30 gün – 2008 Temmuz 30 gün – 2008 Ağustos 20 gün- 2008 Eylül 20 gün – 2008 Ekim 20 gün – 2008 Kasım 20 gün- 2008 Aralık 20 gün, 2009 Ocak – Şubat – Mart – Nisan – Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim – Kasım – Aralık aylarında 20′ şer gün, 2010 Ocak – Şubat – Mart – Nisan – Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim – Kasım – Aralık aylarında 20’şer gün, 2011 Ocak – Şubat – Mart – Nisan – Mayıs aylarında 20’şer gün, 2011 Haziran ayında 19 gün olmak üzere eksik bildirilen toplam 1516 günlük sürede davalı işyerinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından, denetime ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporundan kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, bordro tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.