YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4196
KARAR NO : 2023/4779
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2017-30.04.2017 tarihleri davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtlarında görünmeyen çalışmaların davanın niteliği gereğince kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle yöntemince ispatı gerektiğini , dava açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının site yönetimine ait ve site altında bulunan kafeteryayı yönetimimden kiralayıp kendi adına işlettiğini, ekonomik sıkıntılar yaşaması üzerine yardım amaçlı olarak Mayıs –Haziran aylarında sigortaya bildirimde bulunulup ücretlerinin ödendiğini ve nihayetinde kafetaryadaki malzemeleri ücreti karşılığı site yönetimine devrettiğini dolayısıyla tespit istenilen tarihler arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/a kapsamında çalışması olmadığını, bildirim yapılan tarihler dışında davacının işyerlerinde çalışmasının mevcut olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davacının çalışmasının geçtiği kafetaryanın site yönetiminden kiralandığı, kiralayan kişinin bu işyerini kendisinin işlettiği ve davacının da burada kendi nam ve hesabına çalıştığı , bu hususların davalı tarafça sunulan 01.08.2017 tarihinde düzenlenmiş “ kafenin malzeme listesi ve altındaki “ belirtilen malzemeleri 4000 TL. Karşılığı devrettim” beyanını içerir bir anlamda devir protokolü niteliğinde bulunan belgeyi teyit ettiği, neticede devir bedeli olan 4000 TL. nin davalı … tarafından davacı adına yatırıldığı anlaşıldığından tüm bu tespitlere göre davacının tespite konu ettği 01.01.2017-30.04.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının 5510 sayılı Yasanın 4/a kapsamında değerlendirilemeyeceği, bahse konu çalışmaların zorunlu çalışmaya dayalı sigortalılık kapsamında tespitinin mümkün olmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bordro tanığı olarak dinlenen kişilerin halen davalıya ait iş yerinde çalıştıklarını bu nedenle davalı işverenleri aleyhine tanıklık yapmalarının kendilerinden beklenemeyeceğini ve beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, gerekçeli kararda davacı lehine ifade veren tanıklar … ile tanık …’ın ifadelerine yer verilmediğini ve beyanlara neden itibar edilmediğinin de gerekçelendirilmediğini, davacının kendi adına işlettiği iddia edilen iş yerinde daha sonra sigortalı çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davacının çalıştığını iddia ettiği davalıya ait kafeteryanın dışarıdan müşteri alınmayan, sadece site sakinlerine hizmet veren bir yer olduğu ve daha önceden davalı tarafından kiraya verildiği, davacının da burayı kiralayan şahsın yanında işçi olarak çalıştığı, kiralayanın işi bırakması ve site yönetiminin de isteği üzerine davacının kendi nam ve hesabına burayı işletmeye başladığı, yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle davalının kendisi ile hizmet akdi ilişkisi kurarak işe aldığı ve davacının da kafeteryayı kendi nam ve hesabına işletmeyi bırakarak burada sigortalı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmakta olup, dosyaya ibraz edilen fatura, veresiye fişi, tahsilat makbuzu gibi belgelerde de; davacının iddiasını doğrulayacak herhangi bir kaydın yer almadığı görülmektedir. Dolayısıyla davacının; uyuşmazlık konusu dönemde de hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak çalıştığı iddiasını somut, inandırıcı ve yeterli delillerle kanıtlayamaması karşısında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan devir sözleşmesi, tahsilat makbuzları, ariyet sözleşmesi, faturalar, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.