YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4198
KARAR NO : 2023/5719
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/90 E., 2023/105 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/433 E., 2021/435 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 29.07.2019 tarih 754 (A) yevmiye numaralı T.C. Marsilya Başkonsolosluğu tarafından ihdas edilen vekaletname ile Sosyal Güvenlik Müşaviri …’u emeklilik işlemleri ile alakalı olarak Türkiye’de vekil tayin ettiğini, davacının amacının o tarihte yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun kapsamında ve 7186 sayılı Kanun uygulamaya konulmadan önce yurt dışı hizmet borçlanması yolu ile Türkiye’de emekli olmak olduğunu, vekilinin 30.07.2019 tarihli talep dilekçesi ile davacının emeklilik işlemlerini başlattığını ve başvurunun PTT’nin iadeli taahhütlü posta yolu ile … Altıeylül Sosyal Güvenlik Merkezine gönderildiğini, ancak davalı Kurumun 07.01.2020 tarihli yazısı ile …’un vekil olarak tayin edildiği vekaletnamede “borçlanma ibaresi” bulunmadığından bahisle talebini reddettiğini ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile davacının vekili aracılığı ile yaptığı başvurunun kabulü gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamı, toplanan deliller, ilgili yasal mevzuat ve yargısal uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde, vekaletname ile yapılacak olan borçlanma taleplerinde vekaletnamelerde mutlaka yurtdışı borçlanma yetkisinin açıkça belirtilmesi gerektiği yahut borçlanma ibaresinin bulunduğu vekaletnamelerin de kabul edilerek borçlanma işlemlerinin sonuçlandırılacağı hususu açıkça düzenlenmiş olduğundan, somut olayda davacının vekil aracılığıyla 29.07.2019 tarihli vekaletnamede borçlanma ibaresinin bulunmadığı gibi, bu hususta açık yetki içerir bir ibarenin de bulunmadığı sabit olmakla, işbu vekaletnameye dayanılarak yapılan 30.07.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 07.01.2020 tarihli kurum işleminin ilgili mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının başvurusunun müşavir vekili tarafından 30.07.2019 tarihli talep dilekçesi ile 3201 sayılı Kanun yürürlükte iken ve 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uygulamaya konulmadan önce yapıldığını, başvuru süresinde yapıldığından davalı Kurumca süre sebebiyle reddedilmediğini, davacının vekaletnamesinin, müşavir vekilinin borçlanma dahil tüm emeklilik işlemlerini davacı yerine imza atmak dahil olmak üzere yapabilmesini sağladığını, Kurumun cevabi yazısındaki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, dava dışı …’un T.C. Marsilya Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 29.07.2019 tarihli vekaletname ile birlikte 31.07.2019 tarihinde iadeli taahhütlü olarak postaya verilen ve davalı Kuruma 02.08.2019 tarihinde tebliğ edilen yurtdışı borçlanma talep dilekçesiyle davacı adına 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı borçlanması talebinde bulunduğu; söz konusu vekaletnamede “Sosyal Güvenlik Kurumu ve ilgili kurum ve kuruluşlara müracaatla emeklilik işlemlerimi takip ve imza ile neticelendirmeye, prim günlerimi toplattırmaya, birleştirmeye, eksik ödenen olduğunda ödemeye, …” şeklinde ibarelerin bulunduğu; Kurumun 07.01.2020 tarihli işlemi ile anılan vekaletnamede “borçlanma ibaresi” geçmediği gerekçesiyle talebin reddedildiği; T.C. Marsilya Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 24.12.2019 tarihli vekaletnamede ise; “29.07.2019 tarihinde Marsilya Başkonsolosluğunda düzenletmiş olduğum vekaletimde sehven hatalı olarak yazılması unutulan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca hizmet borçlanması yapmaya, yurt dışı borçlanma işlemlerini yapmaya, …” ibarelerine yer verilerek vekil tayin edilen …’un 16.01.2020 tarihinde Kuruma başvurarak borç tahakkuk cetvelinin düzenlenmesini istediği, davalı Kurumca yeni bir borçlanma başvurusunun yapılması gerektiği belirtilerek anılan talebin reddedildiği, somut olayda; 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebinin doğrudan sigortalı veya vekili tarafından yapılabilmesinin mümkün bulunması, davacı adına vekili tarafından borçlanma talebinde bulunulabilmesi için vekaletnamede bu konuda özel olarak yetki verilmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi, davacı tarafından 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma işlemlerini yapmak için …’un yetkilendirilmesine ilişkin 24.12.2019 tarihli yeni vekaletnamenin de 16.01.2020 tarihinde davalı Kuruma ibraz edilmiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde; 31.07.2019 tarihinde iadeli taahhütlü posta yoluyla Kuruma 02.08.2019 tarihinde tebliğ edilen yurtdışı borçlanma talep dilekçesinin işleme alınması ve yasal şartların oluşması halinde borç tahakkuk cetveli düzenlemesi gerektiği açık olup, açıklanan nedenlerle; davalı Kurumun 07.01.2020 tarih ve 68192144-203.05.15-E.269619 sayılı işleminin iptali ile anılan borçlanma talep dilekçesinin işleme alınması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan hususlar nazara alınmaksızın HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın esasına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; … 1. İş Mahkemesinin 23/11/2021 tarih ve 2020/433 E. 2021/435 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile;
Davalı Kurumun 07.01.2020 tarihli ve 68192144-203.05.15-E.269619 sayılı işleminin iptaline, 31.07.2019 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile davalı Kuruma gönderilen ve davacı adına vekili olan … tarafından düzenlenen borçlanma talep dilekçesinin davalı Kurumca işleme alınması gerektiğinin tespitine,
Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 54,40 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yaptığı 484,50 TL yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı Kurum tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 90,60 TL (64,60 TL posta masrafı, 26,00 TL tebligat gideri) istinaf yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliğinin ‘’Kanuni Temsilcilerce veya vekillerce yapılan tahsis başvuruları’’başlıklı 80. Maddenin ikinci fıkrasında; sigortalı veya hak sahiplerinin vekilleri tarafından yapılacak yazılı taleplerde, Kurumca verilecek ödenekler ile bağlanacak gelirler veya aylıklar için başvurma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin de ibraz edilmesi gerekeceği hükme bağlandığını, her ne kadar yönetmelikte borçlanma işlemlerinin vekil aracılığıyla yapılabilmesi için vekaletnamede özel yetkinin arandığına dair açık bir düzenleme yer almamakta ise de borçlanma işlemlerinin vekil aracılığıyla yapılmasında söz konusu işlemlerin vekalet verenin mal varlığını azaltan ya da onu önemli ölçüde risk altına sokan işlemler olması sebebiyle vekaletnamelerde vekilin borçlanma ve benzeri yetkisinin bulunduğu şeklinde özel yetkisinin bulunması gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile davacının vekili aracılığıyla yaptığı borçlanma başvurusunun geçerli olduğunun tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.