Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4205 E. 2023/4504 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4205
KARAR NO : 2023/4504
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 6. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, dava dışı … – …İnşaat unvanlı iş yerinde 05.10.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verildiğini ancak dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 05.10.1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacı …’nun 4 4003 224744 04 21 sicil nolu iş yeri nezdinde ilk sigortalı giriş tarihinin 05.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, yerel Mahkeme tarafından çalışma olgusunun varlığının net bir şekilde aydınlatılmadan karara varıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı işverence 1991/3. dönem bordosunun verilmediği, davacının yargılama aşamasında dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak Kuruma yaptığı başvuruya olumsuz cevap verildiği, yapılan tüm araştırmalara rağmen komşu iş yeri bulunamadığı, 17.08.1973 doğumlu olan davacı adına işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmiş bulunması ve Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigortalı sicil numarası vermesi, davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine aynı sicil numarası ile kayıt altına alınması, işe giriş bildirgesinde yer alan bilgiler ile davacının kimlik bilgilerinin uyuşması, işe giriş bildirgesi altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirlenmesi, işverenin üstüne düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek dönem bordrosunu Kuruma vermemesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmaması ve bu gerekçe ile davacıyı anayasa ile güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmanın sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaması, esasen Kurumun da kendi üzerine düşen denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinin açıkça ortada bulunduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 05.10.1991 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 108 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.