Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/424 E. 2023/333 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/424
KARAR NO : 2023/333
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/44 E., 2020/201 K.
DAVALILAR :1- … vekili Avukat …
2- … Gıda Üretim Turz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat …
3-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 26.07.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Ret

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 01.10.1997- 15.03.2001 tarihleri arasında davalılardan … adına kayıtlı bulunan … isimli iş yerinde çalışarak askere gittiğini bu çalışmasının sadece 10 gününün kuruma bildirilmiş olduğunu, asker dönüşü yine davalı …’nın yanında 01.09.2002- 10.05.2005 tarihleri arasında çalıştığını, bu dönem çalışmasının kuruma kısmen bildirilmiş olduğunu. Müvekkilinin haksız sebeplerle yasal hak ve alacaklarının ödenmeden davalı tarafından işten çıkartıldığını. Kısa bir süre sonra davalının davacıya, sigortasını tam yatıracağını ve ne zaman çıkışını verirse geçmişe dönük tüm yasal hak ve alacaklarını ödeyeceğini söz vermesi nedeniyle 15.10.2005 tarihinde yeniden davalı …’ya ait iş yerinde 30.08.2012 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını ancak iş akdinin haksız olarak fesedildiğini. Bu dönemde iş yerinin aynı adreste … Gıda Üretim Turizm İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti. olarak ve yine … unvanıyla işletilmeye devam edildiğini, şirket ortaklarının davalı …’nın çocukları …,… olduğunu, davacının aynı iş yerinde aynı görevle çalışmaya devam ettiğini, çalışmasında herhangi bir değişiklik olmadığını tüm bu nedenlerden dolayı 01.10.1997- 15.03.2001 ve 01.09.2002- 10.05.2005 tarihleri arasında … iş yerinde; 15.10.2005- 30.08.2012 tarihleri arasında ise bir kısmını davalı …, bir kısmını davalı … Gıda Üretim Turizm İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şirketi nezdinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı kurum vekili; kurum kayıtlarının tetkikinden; davacının 17.02.2001- 06.08.2012 tarihleri arasında birden çok iş yerinde ve kesintili olarak çalışmasının bulunduğunu, davacının çalışmasının çalışılmaya başlandığı tarih itibariyle ve çalıştığı kadarıyla kuruma bildirilmiş olduğunu, ayrıca her iş veren aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2. Diğer davalılar vekili; davacının 17.02.2001 tarihinde işe başladığını 05.03.2001 tarihinde askere gideceğini beyan ederek işten ayrıldığını, bu zaman süresi içerisinde 10 gün çalışmasının bulunduğunu. 2004 yılının ilk aylarında yeniden işe başladığını ve çalıştığı günlerin kuruma bildirildiğini, davacının babasının tayininin çıktığı gerekçesi ile işi bıraktığını ancak daha sonradan Mersin’e gelerek Aralık 2008- 06.08.2012 tarihleri arasında yeniden çalışmaya başladığını ve söz konusu çalışmalarının düzenli olarak kuruma bildirildiğini. Tüm bu nedenlerden dolayı davacının davasının reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2016 tarihli ve 2013/10 E. – 2016/265 K. sayılı kararıyla; “Davanın kısmen kabulüne, davacının 01.10.1997- 30.08.2000 tarihleri arasındaki taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine; davacının 01.09.2000- 15.03.2001, 01.09.2002 – 10.05.2005, 15.10.2005 – 11.08.2009 tarihleri arasında davalı …’ya ait iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı şirket hakkında açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı, davalı SGK ve davalı … vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
“Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b maddesinin 1 inci alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; “davacının 2000 yılının Temmuz ve Ağustos ayında çalışmasına ara vermesinin

kabul edilmesi karşısında 07.07.2003-21.01.2004 tarihleri arasındaki talebinin hak düşürücü süreye uğradığına ilişkin mahkemenin kabulü yerinde olmakla birlikte, davacının 10.05.2005 tarihinde davalı işyerinden çıkıp dava dışı başka işyerinde çalışmaya başlaması nedeniyle 01.09.2000-17.02.2001 ile 01.09.2002-23.06.2003 tarihleri arasındaki çalışmasının hak düşürücü süreye uğramış olduğunun göz ardı edilmesi hatalıdır” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacının, ilk kez 17.02.2001 tarihinde davalı …’ya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin verildiği, daha sonra aynı işyerinden değişik tarihlerde davacının işe giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı, işe giriş bildirgelerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının çalışmasına ilişkin tanık beyanlarının esas alınması gerektiği, gerek davacı beyanı gerekse dinlenen tanık beyanları ile davacının davalı …’ya ait işyerinde 01.10.1997 tarihinde çalışmaya başladığı ve 30.06.2000 tarihine kadar çalıştığı, davacının ve tanıkların davacının yazın 2 ay işe ara verdiğini beyan etmesi nedeni ile 30.06.2000 tarihinde davacının işe ara verdiği ve çalışmanın kesintiye uğradığı, kesintili çalışma durumunda, hak düşürücü sürenin her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay 10. Hukuk dairesi 2017/6424 esas 2019/8353 karar sayılı ilamı ile de kararımızın hak düşürücü sürelerin uygulanması sebebiyle bozulduğu davacının 01.10.1997-30.08.2000 dönemine ilişkin çalışmasına ilişkin gerekli belgelerin kuruma verilmemiş olması nedeni ve davacının 10.05.2005 tarihinde davalı iş yerinden çıkıp dava dışı başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı bu nedenle 01.09.2000-17.02.2001 ile 01.09.2002-23.06.2003 tarihleri arasındaki çalışmanın dava tarihi itibarı ile hakdüşürücü süreye uğradığı, davacının yeniden 01.09.2002 tarihinde davalı …’ya ait işyerinde çalışmaya başladığı ancak işe girişinin 21.01.2004 tarihinde yapıldığı ve 10.05.2005 tarihine kadar çalıştığı, davacının 13.06.2005-12.10.2005 tarihleri arasında başka bir işyerinde çalıştığı ve 15.10.2005 tarihinde tekrar davalı işyerinde çalışmaya başladığı, davalı …’nın çocukları tarafından kurulan …Ltd. Şti. isimli işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı 12.08.2009 tarihine kadar davalı … yanında çalıştığı, 12.08.2009 tarihinde …isimli işyerinde çalışmaya başladığı ve işten ayrıldığı 06.08.2012 tarihine kadar şirket nezdinde kesintisiz çalıştığı, davalı şirketin davacının 12.08.2009-06.08.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarını kuruma tam olarak bildirdiği, davacının hizmet döküm cetvelinde 23.06.2003-07.07.2003 tarihleri arasında 14 günlük Tarım Bağ-Kur kaydının bulunmakta ise de bu tarihlerde davalı işyerinde tarafından, çalışmasının kuruma bildirilmemiş olması nedeni ile davacının sosyal güvence nedeni ile tarım Bağ-Kur tescili yaptırdığı, gerçekte ise fiilen davalı yanında çalışmaya devam ettiği kabil edilerek davacının 01.10.1997-30.08.2000, 01.09.2000- 17.02.2001 ile 01.09.2002- 23.06.2003 tarihleri arasındaki taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının 18.02.2001-15.03.2001, 24.06.2003-10.05.2005, 15.10.2005-11.08.2009 tarihleri arasında davalı …’a ait iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine davalı şirket nezdindeki çalışmalarının ise eksiksiz olarak kuruma bildirilmesi nedeni ile bu çalışmaları yönünden tespit talebinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından;
“1-Davanın kısmen kabulü ile davacının 01.10.1997-30.08.2000, 01.09.2000-17.02.2001 ile 01.09.2002-23.06.2003 tarihleri arasındaki taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,

2-Davacının 18.02.2001-15.03.2001, 24.06.2003-10.05.2005, 15.10.2005-11.08.2009 tarihleri arasında davalı …’a ait iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3- Davalı şirket hakkında açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Bşk. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının askere gidene kadar sürekli ve kesintisiz çalıştığının ispatlandığı, yasa ve yüksek mahkeme kararlarına göre de hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, davacının 2010 yılında 1250 TL. 2011 yılında 1500 Tl. almakta olmasına rağmen bu hususta delil toplanmadığı ve davanın şirket hakkında da kabulünün gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı SGK Bşk. vekili, Yasa ve yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olarak gerekli araştırmanın yapılmadığı, kararın hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.10.1997 – 15.03.2001 , 01.09.2002 – 10.05.2005 ve 15.10.2005 – 30.08.2012 tarihleri arasında davalılara ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinden kuruma eksik bildirilen hizmet sürelerinin ve sigorta primine esas kazançların tespiti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 82 ve 86 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı … ile davalı SGK Bşk. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.