Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4241 E. 2023/4218 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4241
KARAR NO : 2023/4218
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 6. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirkette çalışırken 20.02.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davalı Kurumca anılan kaza nedeniyle %23 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığına karar verildiğini ancak davacı tarafından işveren aleyhine … 10. İş Mahkemesinin 2017/80 E. sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında sürekli iş göremezlik derecesinin %30.2 olduğunun belirlendiğini, Kurum kayıtlarında %23 olarak gözüken sürekli iş göremezlik derecesinin %30.2 olarak güncellenmesi için davalı Kuruma yaptıkları başvurunun reddedildiğini ileri sürerek davacının sürekli iş göremezlik oranının %30.2 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı tarafından açılan tazminat davasında düzenlenen raporların Kurum için bağlayıcılığı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; Davanın kabulüne; 01.01.1975 doğumlu …Oğlu davacı …’in 20.02.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri uyarınca meslek grup numarası 10 kabul edilerek Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundaki muayene tarihi olan 01.06.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %30.2 (yüzdeotuznoktaiki) oranında Meslekte Kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine, dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporunun eksik düzenlendiğini, Bölge Sağlık Kurulu raporu ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %23 olarak belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu raporlarının Kurum yönünden bağlayıcı olmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik inceleme neticesinde verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığını, tazminat davasının derdest olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik inceleme yapıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararının bozulması istemiştir.

2.Davalı şirket vekili özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının, 20.02.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 95 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde; Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları’na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26 ıncı maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Eldeki dava dosyası incelendiğinde yukarıda belirtilen prosedüre uyulmadığı ve Kurum Sağlık Tesisi tarafından verilen karara karşı S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınmadan, dosyanın doğrudan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderildiği ve akabinde de Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu tarafından verilen rapor uyarınca hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat ve prosedür çerçevesinde alınacak raporlar sonucunda yapılacak değerlendirmeye göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.