YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/425
KARAR NO : 2023/1673
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/149 E., 2022/320 K.
DAVA TARİHİ : 15.11.2017
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali ve Ek-5 kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aksi yönde Kurum işleminin iptali ile davacının 2016 yılına ait Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığının ilk başvuru tarihinden tekrar sigortalı işçi olarak çalışmaya başladığı tarihe kadar geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile Kurumun yaptığı işlemin kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2017/530 Esas, 2018/296 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile davacının 20.07.2016 tarihine kadar olan 02.06.2016 – 20.07.2016 tarihleri arasındaki EK:5 sigortalılığına ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının 21.07.2016-19.12.2016 tarihleri arasında EK-5 sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/551 Esas, 2020/2101 Karar sayılı kararı ile; davacının başvurusuyla 02.06.2016 tarihinde Ek-5 sigortalılığı başlatıldığı, davacının başvuru tarihi itibariyle zorunlu 4/(a) sigortalısı olduğunun sonradan anlaşıldığı, 20.07.2016 tarihinde sigortalılığının sona erdiği, yasal düzenleme çerçevesinde 4/(a) sigortalılığı sona eren davacının Ek-5 sigortalılığının kendiliğinden (tarımsal faaliyeti devam ettirmesi şartıyla) başlayacağı, dolayısıyla davacının Ek-5 sigortalılığına ilişkin 21.07.2016-19.12.2016 tarihleri arasının iptaline dair Kurum işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 24.02.2022 tarihli 2021/6547 Esas – 2022/2556 Karar sayılı ilamı ile “Somut olayda; davacı 02.06.2016 tarihinde Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalılığı tescil talebinde bulunmuş olup davacının 19.07.2016 ve 06.09.2016 tarihlerinde sigortalılık prim borcu ödemeleri mevcuttur. Davacının zorunlu 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılığı 20.07.2016 tarihine kadar sürmüştür. Bu nedenle Kurum davacının Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalılık tescilini geçersiz saymıştır. Her ne kadar Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalılığı koşulları için 1 inci fıkrada belirtilen hallerin hepsinin aynı anda, birlikte yer alması gerekmekte ise de davacının 20.07.2016 tarihinde 4/a maddesi kapsamında sigortalılığı sona erdiğinden 21.07.2016 tarihi itibariyle Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalılığına engel hali ortadan kalkmaktadır. Davacının bir sonraki 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılığı 19.12.2016 tarihinde başlamış, davacı da bu tarihte Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalılığı için “durdurma” başvurusunda bulunmuştur. Bu durum karşısında, davacının durdurma talebinde bulunduğu 19.12.2016 tarihinden geriye doğru hesaplama yapılarak Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalılığı için ödediği primlerinin karşıladığı sürelerde, Ek 5 maddesi kapsamında Tarım sigortalısı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş; davacının yatırmış olduğu Ek 5 maddesi kapsamında sigortalılık primlerinin 21.07.2016-19.12.2016 tarihleri arasında hangi süreleri karşıladığı Kurum’dan sorulmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir” gerekçesine dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde; davanın kısmen kabulüne, Kurumun davacının EK-5 sigortalılığının geçersiz saymasına ilişkin işleminin iptaline, davacının 21.07.2016-20.09.2016 tarihleri arasında EK-5 Tarım sigortalı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine, şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile Yerel Mahkemenin aleyhe olan kararının eksik inceleme sonucu verildiğini, davacının 21.07.2016-19.12.2016 tarihleri arasında Ek-5 Tarım Bağ-Kur’lu sayılması gerektiğini, davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile Kurum işleminin yerinde olduğunu, davalı Kurum tarafından dosyaya son olarak ibraz edilen 23.06.2022 tarihli yazı doğrultusunda öncelikle davanın reddine, bu olmadığı takdirde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, her iki halde de sadece davalı Kurum yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi yönde Kurum işleminin iptali ile davacının 21.07.2016-19.12.2016 tarihleri arasında Ek-5 Tarım sigortalılığının geçerli sayılmasının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 saylı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…