Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4322 E. 2023/4718 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4322
KARAR NO : 2023/4718
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3670 E., 2022/2163 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/460 E., 2018/957 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, Kurumun sigortalısı olan …ın davalı şirketin işçisi iken 11.09.2013 tarihinde işveren tarafından verilen silo temizleme işini yaptığı esnada silonun yan kısımlarına yapışmış olan kepeklerin üzerine dökülmesi ile maskesinin de bulunmaması sebebiyle nefessiz kalması şeklinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat ettiğini, müvekkili Kurumdan sigortalının hak sahiplerine toplam 218.415,53 TL peşin sermaye değerli ve 18.06.2014 onay tarihli gelir bağlandığını, olayla ilgili olarak SGK’nın 27.05.2014 tarihli raporunda; 5510 sayılı Kanun’un 13/1-(a) ve (b) bentleri uyarınca olayın iş kazası olduğu, işveren hakkında 5510 sayılı Kanun’un 21/1 inci ve 76/4 üncü fıkralarının uygulanması gerektiği, olayın meydana gelmesinde işverenin %80 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesinde cezai kovuşturma kapsamında alınan kusur raporunda davalı …’ın asli kusurlu olduğu ve işyerinde teknik personel olarak çalışan dava dışı …’ın birinci derecede tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiğini, yargılama sonucunda belirtilen kişilerin taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine hükmedildiğini, dava dışı … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 215.415,53 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin şimdilik 10.000,00 TL’sinin gelir bağlama onay tarihi olan 18.06.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 19.09.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 132.947,97 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 18.06.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesine göre sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcamaların ve ödemelerin rücuan tahsiline yönelik davaların sigortalıyı hizmet sözleşmesi ile çalıştıran işveren aleyhine açılabileceğini, bu bakımdan davanın salt müvekkili Acay Gıda Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılması gerekirken şirketin ortağı ve yetkilisi olan …’a da davada husumet yöneltildiğini, davacı Kurum müfettişinin raporunda müvekkili şirket için belirlenen %80 kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın asıl sebebinin kazalı işçinin kusurlu hareketleri olduğunu, kazalı işçinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 19 ‘uncu maddesine aykırı davrandığını, müvekkili şirket tarafından işyerinde iş sağlığının ve güvenliğinin sağlanması açısından Kanuna uygun olarak işçilerin emniyetli şekilde çalışmalarını sağlayacak gerekli tüm tedbirlerin alındığını, işçilere gerekli uyarıların yapıldığını, iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli eğitimlerin verildiğini, işçiler sürekli kontrol edilerek işçilerin iş güvenliği konusunda bilgilendirildiğini, tüm bu sebeplerle olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Mahkemece aldırılan heyet kusur raporunda olayın meydana gelmesinde; davalı işveren şirketin %80 oranında kusurlu bulunduğu, şirketin ortağı ve işveren vekili olan davalı …’ın kusurunun davalı şirketin kusuru içerisinde değerlendirildiği, dava dışı …’ın %1 oranında kusurlu bulunduğu, adı geçenin kusurunun davalı şirketin kusuru içerisinde değerlendirildiği, sigortalının %20 oranında kusurlu bulunduğu yönünde görüş bildirildiği; sigortalının hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan davada, tarafların uzlaşmaları sebebiyle davanın takipsiz bırakıldığı, bunun sonucunda da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150/5 inci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, yargılama kapsamında olaya ilişkin kusur incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Ceza soruşturması kapsamında, biri kimya mühendisi ve biri makine mühendisi iki iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi ve bir hukukçu bilirkişiden oluşturulan bilirkişi kurullundan alınan raporda; olayın meydana gelmesinde, davalı …’ın işçiyi iş güvenliği konusunda gereği gibi eğitmediği, bilgilendirmediği, bilinçlendirmediği, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırmadığı ve geniş anlamda bir denetim mekanizması oluşturmadığı gerekçesiyle Asli Kusurlu bulunduğu, işyerinde yetkili teknik eleman olarak çalışan dava dışı …’ın gerekli gözetimi ve denetimi sağlamadığı gerekçesiyle 1 inci derecede tali kusurlu, müteveffa işçinin ise can güvenliği konusunda dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı gerekçesiyle 2 inci derecede tali kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu; Kurum denetmeninin düzenlediği inceleme raporunda da olayın meydana gelmesinde; davalı işveren şirketin %80 oranında, kazalı işçinin de %20 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği bildirilmiştir. Ceza soruşturması kapsamında alınan bilirkişi raporu ve Kurum denetmeninin düzenlediği rapor içeriği de gözetildiğinde, dosyaya sunulan kusur raporunun, dosya kapsamına, usule ve yasaya uygun olduğu kanısına varılmakla, anılan rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olup; aktüerya bilirkişisinden alınan rapor içeriğinin dosya kapsamına, usule ve yasaya uygun olduğu değerlendirildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile, 132.947,97 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama karar tarihi olan 18.06.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalılar Vekilinin İstinaf Sebepleri
Müvekkillerinden … yönünden ileri sürdükleri husumet itirazlarının incelenmediğini, olayda müvekkillerinin kusurlu olmadıklarını, işçinin ağır kusurlu olduğunu, gerçek zarar tavan hesabının yapılmasında, vefat eden işçinin kazancının %70 inin dağıtıma esas tutulduğunu, eşe %50 sini her bir çocuğa %25 pay olarak dağıtıldığını bunun yanlış olduğunu; kız çocuklarının çalışıp çalışmadıkları araştırılmaksızın 22 yaşına kadar destekten yararlanacakları varsayımında bulunulduğunu, eşin evlenme ihtimalinin yanlış hesaplandığını, 18 yaşından küçük 3 çocuk bulunduğundan eşin evlenme ihtimalinin %15 azaldığının belirtildiğini ancak rapor tarihinde çocuklardan 1 tanesinin 18 yaşından küçük olduğunu, 1 tanesinin de 18 yaşını doldurmasına 7 gün kaldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketçe vefat eden işçinin hesabına 03.10.2013 ve 11.10.2013 tarihinde yapılan toplam 3584.46 TL ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, kazalı sigortalı …ın davalı şirkete ait olan ve davalı …’in işveren vekili olduğu işyerinde 11.09.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğu, sigortalının vefat etmesi nedeniyle hak sahiplerine gelir bağlandığı, olayın oluşuna uygun bulunan ve ceza dava dosyası ile çelişki içermeyen kusur raporunda kazalının % 20 oranında kusurunun belirlendiği, dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alının hesap raporu ile gerçek zarar tavan hesabının yapıldığı ve Kurum tarafından bağlanan gelirin ilk PSD’sinin daha düşük olduğunun belirlendiği, gerçek zarar hesabının usulüne uygun olduğu anlaşılmakla;

Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı … ve Ofis Acay şirket vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kazalı sigortalının %20 kusurunu kabul etmediğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde bel,irttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21’inci maddesinin ‘inci fıkrası,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.