Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4324 E. 2023/5017 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4324
KARAR NO : 2023/5017
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/901 E., 2022/2616 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudurnu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/32 E., 2020/185 K.

Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacı kurumda … sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işyeri sigortalılarından …’nın 10.03.2014 tarihinde davalı işyerinde kesimhane bölümünde meydana gelen arızadan kaynaklı amonyak sızıntısına maruz kalarak zehirlendiğini, meydana gelen kurum zararının ilk peşin sermaye değerli 126.169,95 TL gelirin, 63.084,98 TL’sinin 21.06.2016 tahsis onay tarihinden, geçici iş göremezlik ödeneğinin 371,00 TL’si ve tedavi masraflarının 1.285,48 TL’sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, kusur raporunun müfettiş tarafından titizlikle hazırlanmadığı gibi eksik incelemelere dayalı olduğunu, davalı şirketin personelinin faz sızıntısı olan yere personelin girmemesi için talimat verdiğinin ancak …’nın kendi insiyatifi ile odaya girebilirsiniz talimatı verilmeden girdiğini, kazalı personele 03.10.2013 – 07.10.2013 tarihleri arasında İş Sağlığı ve Güvenliği konulu Eğitim Programına katılım sertifikası verildiğini, Aralık 2013 ayı içerisinde düzenlenen çevre Eğitim Programı çerçevesinde tüm eğitimlerinin verildiğini, kaza olayında kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada toplanan bilgi ve belgeler, alınan kusur ve hesap raporları ve ıslah dilekçesi değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne,126.169,95 TL İlk Peşin Sermaye Değerli Gelirin onay tarihi 21.06.2016’dan itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte, 741,98 TL Geçici İş Göremezlik ödeneğinin 415,83 TL’na 28.03.2014 tediye tarihinden, 326,15 TL’na 07.04.2014 tediye tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte, 2.570,86 TL tedavi giderinin tediye tarihlerinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte, davalı şirketten alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı kurum vekili, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen kök raporda maddi hatalar yapılması üzerine aldırılan ek rapor doğrultusunda 06.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 129.482,79 TL kurum zararının tahsilini talep etmiş olduklarını, ancak Talep edilen alacak kalemleri miktarları ile hüküm altına alınan alacak miktarları aynı aynı olmasına rağmen ve bu durumda mahkemece talebin tamamı kabul edilmiş olmasına rağmen, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, hükmün bu yönden ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili, Mahkemece aldırılan iki ayrı bilirkişi kusur raporunda meydana gelen kazada davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş ve bu raporlar hükme esas alınmış ise de yapılan değerlendirme ve kabulün hatalı olduğunu, mahkemece aldırılan diğer bilirkişi Heyet raporunda ise davalı işveren %70 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, davalı işverenin iş sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin eğitimi eksiksiz vermiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerini yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 10.03.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir, geçici iş göremezlik, tedavi giderinin tahsiline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun 21 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.