Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4334 E. 2023/5834 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4334
KARAR NO : 2023/5834
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/232 E., 2022/421 K.
DAVA TARİHİ : 15.08.2018
KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.06.1989 tarihinde … (Ek-Dil yabancı Dil Kursları) yanında çalışmaya başladığını ileri sürerek sigortalılık başlangıç tarihinin 10.06.1989 tarihi olduğunun tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/390 Esas, 2019/169 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf yolu ile dilekçesinde, kararın bozulmasını talep etmiş,

… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 18.06.2020 tarih, 2019/1832 Esas, 2020/834 Karar sayılı kararı ile;

Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.1. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/8037 Esas, 2021/1114 Karar sayılı Bozma ilamında;

2.1. Dosya kapsamında her ne kadar Kurum tarafından, …’ın 1989 – 1991 yılları arasındaki dönemde dönem bodrosuna rastlanmadığı bildirilmiş ve kolluk marifetiyle komşu iş yeri tanığı da tespit edilememiş ise de; davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yine ilgili çalışan kayıtları Milli Eğitim Bakanlığından sorulmak suretiyle tespit edilmeli, gerekirse davacının beyanına başvurulmak suretiyle davacı ile birlikte başkaca çalışan varsa tespiti ile bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 02.12.2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararıyla;
Davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesi, ilgili dönem bordrosu verilmeyip, davacı tarafından ve ilgili Emniyet araştırması ile fiili çalışmaya delalet edebilecek tanık bulunamasa da iş yerinin davaya konu tarihi kapsayacak şekilde tescilli olup, kanun kapsamında bulunması, davalı işverenin davacının fiili çalışmasını doğrular nitelikte beyanı karşısında;

Davanın kabulü ile,
Davacının 10.06.1989 tarihi itibariyle davalı işyerinde 1 gün çalıştığına dair hizmetinin tespitine, karar verilmiştir.
C.2. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/3757 Esas, 2022/7344
Karar sayılı Bozma ilamında;

2.1. Dosya kapsamında Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği, bu kapsamda; Kurum tarafından, …’ın 1989 – 1990 yılları arasındaki dönemde dönem bodrosuna rastlanmadığı bildirilmiş olduğu, kolluk marifetiyle komşu iş yeri tanığı da tespit edilemediği anlaşılmış ise de; işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının ve iş yerinin yasa kapsamında bulunmasının tek başına fiili çalışmayı göstermeyeceği, gerek bozma ilamı öncesi toplanan deliller, gerekse uyulan bozma ilamı sonrası toplanan deliller karşısında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 18.05.2022 tarihli 2022/3757 esas 2022/7344 karar sayılı ilamı gereği dosya yeni bir esasa kaydedilmiş, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, SGK tarafından, …’ın 1989 – 1990 yılları arasındaki dönemde dönem bodrosuna rastlanmadığının bildirilmiş olması, kolluk marifetiyle komşu iş yeri tanığı da tespit edilememesi, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının ve iş yerinin yasa kapsamında bulunmasının tek başına fiili çalışmayı göstermeyeceği değerlendirilmekle; davanın reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: çalışmanın ispatlandığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının 10.06.1989 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesi, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.