Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4359 E. 2023/5031 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4359
KARAR NO : 2023/5031
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/502 E., 2023/166 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/509 E., 2019/646 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının talebinin feragat nedeniyle reddine, feri müdahil Kurum vekilinin başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının Türk soylu Azerbaycan vatandaşı olduğunu ve davalılardan Afyon Kocatepe Üniversitesinde 01.07.2001 tarihinden itibaren sözleşmeli olarak AKÜ Konservatuarı kurucu öğretim üyesi (Türk soylu yabancı uyruklu Yrd. Doç. Dr.) sıfatıyla fiilen göreve başladığını,YÖK’ün sözleşmeli yabancı uyruklu öğretim üyesi kadrosunu 01.11.2001 tarihi itibariyle kabul edilip AKÜ Rektörlüğüne gönderilinceye kadar geçen 01.11.2001-31.10.2001 tarihleri arasındaki 4 aylık sürede davacının ücretini danışmanlık ücreti adı altında AKÜ Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırma vakfı tarafından çekle ödendiğini, davacının 01.11.2001 tarihinden 2005 yılına kadar aylık maaşlarını İş Bankası Afyonkarahisar şubesi nezdindeki AKÜ Rektörlüğü hesabından ödenmekte olduğunu, davacının filen göreve başladığı 01.07.2001 tarihinden 04.11.2008 tarihine kadar kesintisiz 2547 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi gereğince Yabancı Uyruklu Öğretim Üyesi sıfatıyla sözleşmeli olarak çalıştığını, 01.07.2001-04.11.2008 tarihleri arasındaki çalışma süreleri ile SGK’na beyan edilmeye başlandıktan sonra 2008 yılı 12 nci ay, 2009 yılı 1,8,9,10,11,12 nci aylar, 2010 yılı 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 nci aylar ve 2011 yıl 1 inci ayında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, hak düşürücü süre nedeni ile reddinin gerektiğini, davanın resmi belgelerle ispatlanması gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özenle araştırılması gerektiğini, çalışmaların sürekli olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili davacının, davalı idarede 2001 yılı itibariyle yapılan birer yıllık sözleşmelerle ücret karşılığı çalışmış olup hakkında “Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı” na göre işlem yapıldığını, 14.10.1983 tarihli ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 12 nci maddesinin “Personelden, isteğe bağlı olarak, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca hastalık pirimi kesilir. Hastalandıklarında kendilerine Türk uyruklu ve 506 sayılı Kanun’a tabi olanlar eşidi işlem yapılır.” şeklinde düzenlendiğini, bu düzenleme ile isteğe bağlı olarak hastalık sigortası hükümlerine tabi tutulan kişiler, 2006/10166 Karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişikliğe uğrayan 12 nci madde; “Yabancı uyruklu sözleşmeli personelin sosyal güvenlik haklarıyla ilgili olarak ülkemizin taraf olduğu ikili ve çok taraflı anlaşmalar ile ülkemizde uygulanmakta olan sosyal güvenlik mevzuatına göre işlem yapılır.” düzenlemesi ile bu tarih itibariyle tüm sigorta kollarına tabi tutulduklarını, bunun yanı sıra 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan Ekim/2008 tarihi itibariyle de; yasanın 4(a) maddesi kapsamında sigortalı olarak çalışmalarına imkân tanınmıştır. Bu itibarla; idarenin gerçekleştirdiği işlemlerin anılan tarihler göz önüne alınarak değerlendirilmesi hakkaniyete uygun olacağını, bu itibarla davacı tarafın aleyhe bulunan dava ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada toplanan bilgi ve belgeler, sözleşmeler, banka kayıtları, tanık beyanları irdelenmek suretiyle davanın kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde 01.07.2001-04.11.2008 yılları arasında ve 2008/12 nci ay, 2009/1,8,9,10,11,12 nci aylarına, 2010 yılının tamamında, 2011/1 inci ayında toplam 2.660 gün hizmet akdine tabi sigortalı çalıştığının tespitine,10.10.2009 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, çalışma iddiasının kanıtlanamadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın ispatlanamadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yasaya uygun işlem yapılmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; fiili çalışması sabit olan davacının hizmet süresinin tespitine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, delillerin takdir ve değerlendirmesinin Yüksek Mahkeme kararına uyumlu bulunduğu anlaşılmakla tüm istinaf sebepleri açısından red kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, ancak davalı … vekilinin 28.07.2021 tarihli istinaftan feragat dilekçesi verdiği anlaşılmakla, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK 349/2 maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine, feri Müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.2001-04.11.2008 tarihleri arasında ve 2008/12, 2009/1,8,10,11,12, 2010/1-12 nci aylar arasında, 2011/1 inci ayda çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunu’nun 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.