Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4374 E. 2023/4793 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4374
KARAR NO : 2023/4793
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/403 E., 2023/159 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/144 E., 2020/161 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.01.1991-31.01.1991 tarihleri arasında davalı … Plastik-…’ün iş yerinde işçi sıfatı ile çalıştığını, ancak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak Kuruma müracat ettiğinde tarafına emeklilik süresinin henüz dolmadığının bildirildiğini, oysaki davalı iş yerinde işe başlama tarihi olan 01.01.1991 yılı esas alındığında yasal olarak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak herhangi bir sorun meydana gelmemesi gerektiğini, söz konusu yıllara ilişkin çalışmalarının sigortalılık hizmetlerinden sayılabilmesi ve sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1991 olarak tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, tek başına işe giriş bildirgesinin verilmiş olması sigortalılığın başlangıcına esas teşkil etmediğini, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmanın varlığının ise Yargıtay’ın 506 sayılı Kanun’un 79/10 md. dayalı sigortalılığın tespit davaları yönünden kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı işveren … Plastik-…’e tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap vermediği 21.06.2016 tarihli celsede davacı vekili, bu davalı yönünden açtığı davayı atiye bıraktığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının sigorta başlagınç tarihinin işe giriş bildirgesindeki 01.01.1991 tarihi olmasına karşın davacının 18 yaşını doldurduğu 11.10.1991 olduğunun tespitine, davalı … Plastik-…’e karşı açılan davanın atiye bırakılmasına, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanması gerektiğini, kayıtlı tanıkların dinlenmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davacının 01.01.1991 tarihinde babasına ait işyerinde fiilen çalıştığı bordro ve komşu işyeri tanıklarının beyanları ile doğrulandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.01.1991 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 60 ncı maddesinin (G) bendi,108 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.