YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4379
KARAR NO : 2023/4831
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1155 E., 2023/299 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/368 E., 2021/57 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin vefat eden eşi ve babasından dolayı ölüm aylığı aldığını, ancak davalı kurum tarafından hukuka aykırı olarak bu aylıkların kesildiğini, müvekkilinin geçimini sağlayacak başkaca bir geliri bulunmadığını, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kendi çalışmasından dolayı geliri bulunmadığı dikkate alındığında kurumun işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtmiş, kurumun işleminin iptali ile müvekkilinin hukuka aykırı olarak kesilen 4/1-b kapsamındaki ölüm aylığının kesinti yapıldığı tarihten itibaren bağlanması ve aylıkların ay be ay ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince;
-Davanın kabulüne,
-Davacının 4/1-b kapsamında aldığı ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline,
-Davacının kurum tarafından kesilen ölüm aylığının kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanması ile hak edilecek aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı kurum vekili; kurumun kesinti ve borç tahakkuku işlemi yasaya uygun olduğunu, mevzuat gereği yapılan araştırma neticesi davacının aylık gelirinin asgari ücret brüt tutarının üzerinde olduğu ve yetim aylığı alamayacağı tespit edildiğini, ancak 01.10.2016 tarihi itibariyle hak edilen aylıklarla ilgili gelir tespiti uygulamasına son verildiğini, bu tarihten gelir/aylığa hak kazanılması halinde 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen şartların oluşup/oluşmadığı esas alınarak aylık bağlama işlemleri gerçekleştirilecektir.’ denildiğini, Buna göre, ilgilinin 15.10.2018 tarihli ölüm aylığı talebine istinaden ölüm aylığı 01.10.2016 itibariyle yeniden bağlanmış bu tarihten sonraki hak ettiği aylıkları toplu olarak 19.346,66 TL karşılığı 27.11.2018 tarihinden itibaren Ziraat Bankası İyidere şubesinden çekilmek üzere tarafına ödendiğini, Bu nedenle öncelikle davacı talepleri davadan önce karşılanmış olduğundan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme ilamında her ne kadar dönemler içinde yapılan yasal değişiklikler uyarınca aylık şartları oluşup oluşmadığına dair mevzuat yürürlük tarihine göre dönemsel değerlendirme yapılmasının Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı olacağından bahisle kurumun işleminin iptaline ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de hatalı değerlendirme yapıldığını, genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup buna göre 1479 sayılı Kanun gereğince sigortalı babanın yaşamını yitirdiği gün itibarıyla yürürlükteki 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendinde yer alan, geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulunun, eşi üzerinden ölüm aylığı almakta olan davacı yönünden gerçekleşmediği belirgin olduğunu, Diğer taraftan, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren yasal değişiklikle, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan davacı hakkında 45 inci maddedeki aylık bağlama engeli kaldırılmış ise de, bu kez 46/2 nci madde düzenlemesine göre kendisine çift aylık bağlanamayacağı ve eşi üzerinden bağlanan aylığın daha fazla olduğunu, Giderek, 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında da aynı değerlendirme geçerli olduğu ve sonuç olarak 1479 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, eşi üzerinden ölüm aylığı almakta olan davacıya, hakkı doğuran olay tarihi itibarıyla yürürlükteki yasal mevzuat gereğince babası üzerinden ölüm aylığı tahsis edilemeyeceği gibi süreç içerisindeki yasal değişiklikler karşısında da çift aylığa hak kazanamadığı açık olduğunu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ve kurum lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesi kaldırılması ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.