YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4387
KARAR NO : 2023/4765
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1517 E., 2023/180 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/156 E., 2022/77 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; 05.03.1991 tarihi itibariyle taksici olarak işe başladığını, aynı tarihte vergi kaydının da mevcut olduğunu, 28.02.1991 tarihinde oda kaydının bulunduğunu, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için oda kaydının yeterli olduğunu ileri sürerek vergi kaydı bulunan ve esnaf odası bulunan sürelerde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş, ön inceleme duruşmasında vergi kaydını açtırdığı tarihten, 2000 yılının Nisan ayına kadar olan süre içerisindeki Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiğini açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet akdi ile bir işverene bağlı olarak çalışan 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalıların primlerinin işverence karşılandığını, 506 sayılı Kanun’dan farklı olarak 1479 sayılı Kanunda sigortalıların hizmet tespiti davası açmasına imkan bulunmadığını bu nedenle davacının geçmişe dönük olarak hizmetlerinin tespitine yönelik ise davanın esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde vergi borçlanması talebi ve yasada belirtilen süreler içerisinde tescil talebinin olmadığının anlaşılması sebebiyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile; davacının 05.03.1991-10.12.1997 ve 21.10.1998-03.10.2000 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1(b) bendi kapsamında Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının Kuruma tescil tarihinin 06.04.2001 olduğunu, bu nedenle yasada öngörülen sürede başvurusu ve pirim ödemesinin bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… 22. İş Mahkemesi’nin 10.02.2022 tarihli, 2021/156 Esas – 2022/77 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 05.03.1991-03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 1479 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36 ncı maddesi gereğince harçtan muaf olan davalı Kurumun yargılama giderleri arasında olan 44,80 TL tutarında bakiye harçtan sorumlu tutulması bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “Alınması gereken 80,70 TL harçtan 35,90 TL’si dava açılırken alındığından eksik kalan 44,80 TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına” ibaresinin silinmesine, yerine “Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL. peşin harcın istek halinde davacı tarafa iadesine” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.