YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4390
KARAR NO : 2023/4824
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1055 E., 2023/228 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/341 E., 2020/417 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.04.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01.05.2018 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık bağlanmasına esas 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık sürelerinin bir kısmının iptal edilerek limited şirket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak kabulü ve ardından bu sürelere ilişkin prim borçlarının ödenmediğinden bahisle sigortalılık süresinden sayılmadığını, bu nedenle 9450 prim ödeme gün sayısı yerine 7668 gün üzerinden aylık bağlandığını, baskın sigortalılığının 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık olduğunu, davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin Bağ-Kur sigortalılık tescilinin iptali ile baskın sigortalılığının bulunduğu 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, bağlanan aylıkların bu sigortalılık süreleri de göz önüne alınarak yeniden hesaplanarak aylık farklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; Davanın kabulüne,
1-Davacı adına başlatılmış Bağ-Kur sigortalılığının iptaline,
2-Davacının 20.03.2006 – 28.02.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/a bendi kapsamında 1.782 gün sigortalılığı bulunduğunun tespitine,
3-Davacıya tahsis talep tarihini takip eden 01.05.2018 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının hesabında hükmün 2 nolu fıkrasında geçerliliği tespit edilen sürenin de dikkate alınması gerektiğinin tespitine,
4-Davacının mahrum kaldığı aylık farklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 10.Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca limited şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işlerini kendisi yapan kimse konumunda olduklarından 1479 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/b.maddesi uyarınca 4a sigortalısı sayılmadıklarını, sigortalılıklarının 4b sigortalılığı sayıldığını, başka bir anlatımla bu kişilerin ortağı oldukları şirketteki çalışmaları iş aktine tabi çalışmalar olmadığını, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığı gibi, yasaya aykırılık da söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.