Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4403 E. 2023/4660 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4403
KARAR NO : 2023/4660
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/333 E., 2022/386 K.
DAVA TARİHİ : 27.01.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve sigorta primine esas kazanç davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan … ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıların Sarıyer-…’da bulunan villalarında 02.01.2005 – 04.11.2014 tarihleri arasında kesintisiz en son 1.400 TL ücretle ev hizmetlerinde çalıştığını ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının ve bu sürelerdeki kazancının gerçek ücret üzerinden tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı … davaya cevap vermemiştir.

Davalı … davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2015/56-2018/534 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve fer’i müdahil SGK vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; hizmet tespiti yönünden, hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu belirtilerek, yapılması gereken işin, dinlenen davalı tanıkları … ve …’nın, 2009-2010 yıllarında davalılar nezdinde çalıştıklarına dair beyanları karşısında, anılan kişilerin sigorta kayıtlarının Kurumdan getirtilerek hizmetlerinin bildirimi yapılmış ise, davacının çalışma süresinin hak düşürücü süre de nazara alınarak yeniden belirlenmesi, şayet bildirimleri yapılmamış ise, davacının çalışması yönünden şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği; sigorta primine esas kazanç tespiti yönünden ise, 01.10.2011 ve sonrası dönemde davacının prime esas kazançlarının tespitinde, talep edilen ücretin senetle ispat sınırının altında kaldığından bahisle, emsal ücret araştırmaları esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; Dairemiz içtihatları doğrultusunda araştırma yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek, eksik inceleme ile verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2021/333-2022/386 E.K. sayılı kararı ile; bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamı doğrultusunda dinlenen davalı tanıkları … ve …’nın hizmet döküm cetvelleri uyap sistemi üzerinden raporlanarak dosya arasına alınmış, adı geçenlerin davalılar nezdinde çalışmalarına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmüş, prime esas kazanç tespiti yönünden ise, bozma ilamı doğrultusunda daha önce dinlenen tanıklar yeniden dinlenilmiş, tanıklardan hiçbirinin davacının ücretine dair bilgi sahibi olmadığı gibi salt emsal ücret araştırması sonucu prime esas kazancın tespitinin mümkün olmadığı, bu bağlamda davacının asgari ücretin altında ücretle çalışmasının da mümkün olmadığı değerlendirilerek tespit yapılan dönemde davacının kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle çalıştığı yönünde olması gerektiği kanaatiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine;
1-Davacının davalılar … ve …’a ait tescilsiz ev işyerinde kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 02/01/2005 – 25/12/2012 tarihleri arasında 2.875 gün çalıştığının tespitine,
2-Davacının davalı …’e ait tescilsiz ev işyerinde 26/12/2012 – 04/11/2014 tarihleri arasında 669 gün çalıştığının tespitine,
3-Prime esas kazanç tespiti yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, tanık beyanları ile karar verilmesinin mümkün olmadığını, zira tanık beyanları ele alındığında, davacının sürekli ve ücret karşılığı davalı yanında çalıştığını kanıtlar nitelikte olmadığını, ücret iddiasının yazılı delillerle ispatlanmasını gerektiğini belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, aksinin ancak aynı değerde yazılı delil ve belgelerle ispatlanması gerektiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki hizmetlerinin ve sigorta primine esas ücretlerinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 80’inci ve 86/9 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.