YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4413
KARAR NO : 2023/4834
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/555 E., 2022/2190 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/198 E., 2021/698 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; eski eşi ile Görele Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/270 Esas – 2005/8 Karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, boşanma neticesinde yaklaşık 19 yıl önce vefat eden babasının aldığı Kurum aylığını annesi ile birlikte kendisinin de almaya başladığını, annesinin de vefat etmesi neticesinde hisseli olan evlerinin mirasçılar arasında paylaştırılması sonucunda eski eşinin dedesi olan …a ait evde çocukları ile birlikte yaşamaya başladıklarını, eski eşinin ise kendi babasına ait Menteşe köyünde kaldığını ve çobanlık işi ile uğraştığından sürekli olarak yaylada ikamet ettiğini, ancak Kurum tarafından görevlendirilen memurlar tarafından eski eşi ile birlikte yaşadıkları yönünde tutanak tanzim edilerek almakta olduğu yetim aylığının kesildiğini, eski eşi ile boşandığı günden itibaren hiçbir zaman birlikte ikamet etmediklerini, kendisinin ve çocuklarının kesilen yetim aylığı nedeniyle müşkül ve muhtaç duruma düştüklerini belirterek sigorta işleminin iptali ile babasından aldığı yetim aylığının tekrar bağlanmasına ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; davacının iddia ve beyanlarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının muris babasından almakta olduğu ölüm aylığı neticesinde müvekkili kuruma gelen ihbarın değerlendirilmesi sonrasında boşandığı eski eşi ile evliliklerinin fiilen devam ettiğinin öğrenildiğini, davacı ile dava dışı eşinin ikamet kayıtlarının incelenmesinde her ikisinin de aynı tarihlerdeki ikamet adreslerinin aynı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, muvazaalı bir boşanma gerçekleştirmediğini, eski eşi… ile boşanma tarihinden itibaren fiilen ayrı yaşadığını, davacı ile eski eşi…’ın ikâmetgâh adreslerine bakıldığında her ikisinde de “Menteşe Köyü, Çınarlar Mevkii” kısımlarının aynı olduğu görülse de, numara kısımlarının farklı olduğunu, tanzim edilen raporun ikâmetgah adreslerinin bir kısmına bakılarak hatalı inceleme ile düzenlendiğini, davacının kesinlikle muvazaalı bir boşanma gerçekleştirmediğini ve boşanma tarihinden itibaren çocuklarıyla birlikte ikâmetgah adresinde yaşadığını, davacının ev hanımı olduğunu, babasından almakta olduğu yetim aylığından başka geliri bulunmadığını, davacının çocuklarının bakımıyla ilgilendiğini, çocukların bakımıyla ilgilenebilecek başka kimsesi olmadığı için çalışabilme imkanı bulunmadığını, dolayısıyla davacının bu yetim aylığına ihtiyacı bulunduğunu ve mağduriyet yaşadığını, davacının muvazaalı bir boşanma gerçekleştirmediği ve eski eşi ile fiilen ayrı yaşadığı dosya kapsamıyla da açık ve sabit iken yerel Mahkemenin davalı tarafın iddialarına itibar ederek davanın reddi yönünde hüküm kurmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan Vekili …, Üyeler …, …, …’nın oyları ve oy çokluğuyla,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2005 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2017 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2017 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, onanması görüşüne katılınmamıştır.