Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/443 E. 2023/770 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/443
KARAR NO : 2023/770
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1189 E., 2022/1123 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 20.07.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/246 E., 2021/89 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının Kroner Arter Hastağılı (Kalp) nedeniyle ile … Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma hastanesinde 2007 yılında açık kalp ameliyatı olduğunu ve kalp damarlarından dört tanesinin de değiştiğini, 2009 (2008) yılında ise yeniden başlayan rahatsızlıklar nedeniyle aynı hastanede yine tedavi olduğunu, artan kalp rahatsızlığı nedeniyle 11.08.2011 tarihinde Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştrıma hastanesinde muayne olduğu ve kalp çalışma faksiyonlarının %75 kaybı nedeniyle ameliyat olduğunu, ve kendisine kalp pili takıldığını, bu ameliyat nedeniyle müvekkilin %100 çalışma gücünü kaybettiğini, müvekilinin 2013 yılının 2 ayında çalışma gücünün %60 fazlasını kaybettiğinden maluliyet aylığının bağlanmasını davalı kurumdan talep ettiği, bu talep sonrası … Bölge Devlet Hastanesinden alınan sağlık raporları ile müevekkilinin çalışma gücünün %100 tespit edildiği, akabinde davalı kurum tarafından 2013 Yılı 5 ayda maluliyet aylığı bağlandığını, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 23.12.2016 tarihli toplantı ile 97/16694 Sayılı kararı ile çalışma gücünün %60 kaybetmemiş olması nedeniyle maluliyet aylığınnı kesildiğini, 2016 yılı Temmuz ayında müvekkilinin malulük aylığının kesildiğini, müvekkil tarafından yapılan itirazlar üzerine Sosyal Sigorta Yüksel Sağlık Kurulunun, … Bölge Devlet Hastanesinin, Dicle Üniversite Hastanesinde muayene olduğunu, müvekkilin fiziki olarak muayenesi ile ayrıca geçirmiş olduğu ameliyatlar neticesinde düzenlenen rapor ve belgeler incelendiğinde müvekkilinin çalışma gücünün % 100 kaybettiğini, bu hususun alınan sağlık raporlarında sabit olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranın yeniden tespit edilmesine, tespiti yapıldıktan sonra aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, maluliyet aylığının kesinti tarihinden itibaren bağlanmasına ve geçmiş dönem maluliyet aylıklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, malullük aylığına başvuru yolu, değerlendirme ve yolları mevzuatta tek tek sıralandığını, davacı tarafca bu kapsamda mevzuata aykırı başvurusu müvekkil kurum tarafından reddildiğini, kaldı ki müvekkil kurumunun tıbbı inceleme yapan hastanelerin ve kurumların raporlarını göz önüne alarak yapmış oldukları işlemlerinin hukuka aykırılık bulunmadığını, arz ve izah edilen ve sayın mahkemece resen nazara alınacak nedenler doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın hukuki dayanağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki ortaya çıktığından çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2.Üst Kuruluna tevdi edildiği, alınan rapora göre davacının maluliyet oranının %60 olduğu, toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı gereğince davalı kurumun işleminin iptaline karar verilerek, davacının kesilen maluliyet aylığının, kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacıya yeniden maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilerek davanın kabulüne, davacının maluliyet oranının %60 olduğunun ve maluliyet başlangıç tarihinin 16.05.2013 olduğunun ve halen maluliyetinin devam ettiğinin tespiti ile davalı kurumun davacının maluliyet aylığının kesilmesine ilişkin işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğu, sigortalının malul olmadığı yönlerinden istinaf yoluna gitmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 04.09.2019 tarihli ve 15179 karar sayılı raporunda sigortalının çalışma gücünü %60 oranında kaybettiği ve çalışarak hayatını kazanamayacağı, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 05.08.2021 tarihli ve 1194 karar sayılı raporunda sigortalının çalışma gücünü %60 oranında kaybettiği ve maluliyet başlangıç tarihinin 16.05.2013 olarak belirtildiğinden yerel mahkemece verilen kabul kararı yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verildi.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının maluliyet oranının tespiti, maluliyet aylığının kesinti tarihinden itibaren bağlanmasının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 25 ve 26 ıncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.